BAŞKAN ATAK; “30 AĞUSTOS SADECE KAZANILMIŞ BİR SAVAŞ DEĞİL BİR ULUSUN TESLİMİYETİ REDDETMESİDİR”

BAŞKAN ATAK; “30 AĞUSTOS SADECE KAZANILMIŞ BİR SAVAŞ DEĞİL

BİR ULUSUN TESLİMİYETİ REDDETMESİDİR”

 

YENİ Parti Bandırma Kurucu İlçe Başkanı Mehmet Atak 30 Ağustos Zaferinin 104.yıldönümü dolayısıyla Cumhuriyet Meydanında düzenlenen törende Atatürk anıtına YENİ Partinin çelengi koyarak ardından bir konuşma yaptı. Başkan Atak 30 Ağustos zaferinin önemine dikkat çektiği konuşmasında şu ifadelere yer verdi;

 

“Bugün, yokluk ve olanaksızlıklara karşı inanç ve kararlılıkla kazanılan Büyük Zafer’in 104. yıl dönümünü kutlamanın onurunu ve gururunu yaşıyoruz.Konuşmama Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu büyük lider Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mücadele ruhunu yansıtan şu sözlerle başlamak istiyorum. “ben, Erzurum’dan İzmir’e sağ elimde tabancam, sol elimde idam sehpası ile yürüdüm” der, bu aslında bir topluluğun da yansımasıdır. 19 Mayıs’ta Samsun’da atılan ilk adım, bölgemizde yakılan Kuvayı Milliye ateşiyle büyümüş; Anadolu’nun dört bir yanında bağımsızlık meşalesine dönüşmüştür.

 

Ulusumuzun, 26 Ağustos 1922 sabahı başlayan büyük yürüyüşü, 30 Ağustos’ta zaferle taçlanmış, 9 Eylül’de İzmir’in dağlarında çiçekler açmış; 17 Eylül Ayyıldıztepe’de son kurşunlarla, emperyalist işgal Anadolu’dan sökülüp atılmıştır.

 

30 Ağustos yalnızca kazanılmış bir savaşın yıldönümü değildir.30 Ağustos, bir ulusun teslimiyeti reddetmesidir.30 Ağustos, bağımsızlığın hiçbir güce bırakılamayacağının ilanıdır.30 Ağustos, egemenliğin saraylara değil millete ait olduğunun tarihsel kanıtıdır.

 

Bu büyük zafer; yokluk içinde, cepheye mermi taşıyan kadınların, vatanını savunmak için hayatını ortaya koyan gençlerin, Anadolu’nun dört bir yanından, aynı hedef için yürüyen bir ulusun ortak eseridir.

Bizler; Mustafa Kemal Atatürk’ün, ulusumuzun gönlündeki yerini anlayamayanlara, ulusal bayramlarımızı küçümseyenlere, Cumhuriyetimizin büyük dönüm noktalarını değersizleştirmeye çalışanlara rağmen, bu bayramları aynı inançla, aynı coşkuyla kutlamaya devam edeceğiz.

Çünkü 30 Ağustos, yalnızca geçmişimizin değil, geleceğimizin de pusulasıdır.Falih Rıfkı Atay’ın yıllar önce söylediği gibi:“Nemiz varsa, bağımsız bir devlet olmuşsak, hür vatandaş olmuşsak, şerefli insanlar gibi yaşıyorsak… hepsini, her şeyi 30 Ağustos Zaferi’ne borçluyuz.”Bu sözler bugün de anlamını korumaktadır.

Değerli yol arkadaşlarım Bugün ülkemizin içinde bulunduğu tablo ortadadır. Milyonlarca yurttaşımız derin yoksullukla boğuşuyor. Gençler geleceğini başka ülkelerde arıyor. Emekçiler, emekliler açlık sınırının altındaki ücretlere mahkûm ediliyor. Çiftçinin ürünü tarlada kalıyor. Madenci ölümleri “fıtrat”, denilerek geçiştiriliyor, çocuk işçi cinayetleri, sözde eğitim projelerinin arkasına saklanıyor. Ve hepsinden önemlisi, Cumhuriyetimizin değerleri ve kazanımları birer birer yok edilmek isteniyor.Millî Eğitim, cemaatlerin ve tarikatların etkisine bırakılmış, Devlette liyakat ortadan kaldırılmış, Kalıcılaşan adaletsizlik ve yaratılan korku politikaları, yurttaşları yarınından umutsuz hale getirmiş, Yasama, yürütme, yargı tek elde toplanmış, Devlet yönetimi kurumların ve kuralların değil, bir kişinin emir ve tensiplerinin belirlediği bir düzene dönüştürülmüştür.

Değerli Bandırmalı’lar;

Mustafa Kemal Atatürk, Gençliğe Hitabe ’de yalnızca gençlere değil, Cumhuriyet’e sahip çıkacak bütün kuşaklara bir görev vermiştir.

Hitabe şöyle başlar:

“Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti’ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.”

Ve şöyle biter:

Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk İstiklâl ve Cumhuriyeti’ni kurtarmaktır!”

İşte bizim de birinci görevimiz budur. Cumhuriyeti korumak. Çünkü bugün asıl mesele budur. Bize düşen;Korkmadan, yılmadan, vazgeçmeden bu yolda yürümektir.

30 Ağustos, tek bir merkezin değil, iradesine sahip çıkan bir milletin yazdığı tarihtir. Büyük zaferin arkasındaki ruh, hiçbir çaresizliğe, hiçbir mutlak yönetime boyun eğmeyen, milletimizin kararlı duruşudur.Dün olduğu gibi bugünde, milletimizin istikbalini yine milletimizin azim ve kararı belirleyecektir.

Şimdi YENİ’den umut, diyoruz,YENİ’den mücadele, YENİ’den iktidar diyoruz.

Bu duygu ve düşüncelerle

Başta Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bağımsızlık ve özgürlük mücadelemizin bütün kahramanlarını saygı, minnet ve rahmetle anıyorum.

Ruhunuz şad olsun. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.

 

Yaşasın Mustafa Kemal Atatürk! Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın tam bağımsız Türkiye!”