Reklamı Geç
YAZARLAR
MAFYOKRASİ...
Engin ARICAN
27 Temmuz 2023 - Perşembe 01:52
276 defa okunmuş.

Lafı eveleyip gevelemenin anlamı yok. Anti- kapitalist ve anti- emperyalist bir gazeteci ve yazarım. Mevcut hiç bir siyasal parti ile de organik bir ilişkim ve bağım bulunmuyor. Bunun kişisel rahatlığını da yaşıyorum. Çünkü, ülkede yaşanan siyasal ortamın içinde bulunduğu durumun bir anlamda kötülüğünü ve yaşanan rezillikleri ben de her yurttaş gibi görüyor ve yaşıyorum. Keza düşünce dünyam ve sahip olduğum siyasal değerlerin, köhnemiş siyasal yapılarda vücut bulması bugün için mevcut görünmüyor. Bunu gören arkadaşlarım, özellikle 78 kuşağından çok insan oldu. Öncesinde 68 kuşağı da benzer süreçleri zaten yaşamıştı. Saygı duyarım ama bu arkadaşların tamamına yakınının bulaştıkları siyasal yapılarda nasıl adım adım tükendiklerine, yaşadıkları hayal kırıklıklarına hep tanık oldum.

 

Sonuç olarak, yaşanan kişisel bir siyasal tercih ve öncelikle saygı duymak gerekiyor. Kişi savunduğu siyasal değerlerle ömrü billah bal gibi iki ayağının üzerinde zor da olsa durabilir. Bu mümkün.!Keza siyasal yaşamın güvenilir olup- olmaması da ayrı bir konu.Türkiye’de siyasal yaşamın hemen her alanda kuşatılmış ve bir anlamda polisiye ve bunun da ötesinde istihbaratla iç içe bulunduğuna dikkat çekmek isterim. Bir anlamda insanlar bir mayın tarlasının içine giriyorlar ve belli değerleri kuşanmışsanız nerede ve neler yaşayacağınızı bilmiyorsunuz demektir.

 

Dedim ya bir anti-kapitalist ve anti-emperyalistim diye. Ağıza kolay geliyor ama bunun böyle olmadığını birçok okurumuz çok iyi biliyor. Örneğin, ağızlardan düşmeyen Mustafa Kemal ve Atatürkçülük. Gardrop ve butik Atatürkçülüğünden söz etmiyorum. Atatürk ve Atatürkçülüğü

anti-emperyalizmden asla soyutlayamazsınız. Milliyetçi ve ulusalcı bir duruş sergilemek, milli ve yerli kalkınmaya öncelik vermek durumundasınız.

Anti-emperyalistseniz muhatabınız bellidir: Günümüzün Roma’sı yani ABD ve  Batı Avrupalı emperyalist güç ve ülkelere karşı durmak, karşı çıkmak durumundasınız. Günümüzde AB şakşakçılığı yaparak demokrasi ve insan hakları gibi cicili bicili sözcüklerin peşine takılarak soytarılığa ortak olamazsınız.

 

Bunun bir de ülkenizdeki egemen ayağı var. Türkiye, kapitalist bir ülke ve ülke yönetiminde söz sahibi oligarklar dışa bağımlı ve kapitalizmin en vahşi uygulayıcıları. Serbest piyasa ekonomisi adına, özelleştirme adına mafyokrasinin uygulayıcıları. Çıkarlarına dokunduğunuzda ensenizde boza pişirmeye hatta kellenizi kopartmaya hazır. Bir anlamda saldırının, şiddetin nereden geldiğini bile anlamakta güçlük çekersiniz. Bu ülkenin sanat ve edebiyat yaşamında bugüne kadar söz sahibi olanlarının yaşamlarına bir bakın: Nazım Hikmet’ten Yaşar Kemal’e Aziz Nesin’e..Gülmeyin…! Öylesine olaylar yaşamışlar ki hepsi trajikomik ama utanç verici acılarla dolu…

 

O yüzden Kemalistim ve sorarlarsa Atatürkçüyüm demek kolay geliyor hepimize ama aslında bunu söylemek bile aslında yürek işi. !

 

Bugün yaşadığımız ekonomik facianın nedenleri de tam burada ve bu noktada aranmalı. Neymiş, ‘Serbest piyasacıymış’;’ serbest piyasa ekonomisini savunuyormuş. Devletin ekonomik yaşamda ne işi varmış Devlet ,turşu, ayakkabı mı üretirmiş diye diye 85 milyonun elinde hiç bir değer bırakılmadı. Limanlar, yollar, demiryollarımız, haberleşmemiz, şeker ve tütünümüz elden çıktı.. Bir muz cumhuriyetinde yaşamıyoruz dendi ama adeta bir muz gibi soyulup, cıscıbıldak kaldık! Özeleştirmelerde, limanlar, şeker ve tütün fabrikaları vatandır diye ses verenlere gülenler, gerçekte vatanın parça parça elden çıkartıldığına yıllar geçtikçe tanık  oldu. “Bırakınız yapsınlan, bırakınız geçsinler” denerek neoliberal politikaların önünü açanlar bugün ekonomide yaşanan felaketin de sorumlusudurlar.

 

Anti-emperyalist bir ülkede “bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” denerek yüksek faiz ve sıkı para politikalarıyla halkın büyük çoğunluğunu, çalışan kesimleri, emekliyi yokluk ve yoksulluğa mahkûm edenlerin antiemperyalizimden, yerlilik ve millilikten söz etmesi tam bir oyun ve aldatmacadır.

 

Neoliberaller yıllar sonra şunu başardılar: Milyonlar, çiftçi, esnaf, küçük üretici ve yatırımcı yaşanan ahlaki ve siyasi dejenerasyon sonucu tüm ahlâki melekelerini unuttu, yabancılaştı ve geniş halk yığınlarının, emekçi kesimlerin vicdansızca soyulmasına, fahiş fiyat uygulamalarıyla ortak oldu. Toplumda bir yamyamlar, hırsızlar tabakası oluştu ve engellenemiyor. Kolay yoldan para kazanmak, servet edinmek için her yolu mübah gören yamyamlar tabakası ölçüsüzce saldırıyor. Mafyokrasi toplumsal açıdan genişliyor. Neoliberalizm adına bu kadar hırlının hırsızın toplaştığı bir ülkede halk çaresiz, yorgun ve bıkkın..!

 

Kuşkusuz, anti- emperyalizmve anti-kapitalizim konusuna ortadoks ve radital açıdan bakmak ve değerlendirmek de mümkün.Olayın felsefi yönü, ideolojik ve politik yönü kadar zengin ve mutlaka bakılmalı.Sonuç olarak, bir şey sorulduğunda ‘Kemalistim,Atatürkçüyüm’ demek tek başına namusu kurtarmıyor. Bu kimlik tanımının içeriği çok mu çok  ağır ve günümüzde bu kimliğin  içi büyük ölçüde boşaltılmış ve  ruhsuzlaştırılmış durumda.

 

Esen kalın..

Adınız
Yorumunuz
Hiç yorum yapılmamış.

Diğer Yazıları

BİZE NE OLDU? NE OLUYOR?
1354
ÖFKE...
204
Emperyalizmin vahşi yüzü.!
181
Şişirilmiş balon Apo ve Bahçeli.!
208
Bandırma’nın gündemi…
191
Bandırma, CHP ve Dursun Mirza.!
178
15 Temmuz ve Bandırma
221
Biz neden saçmalıyoruz?; Savaşa hayır!
181
STATÜKO VE STATÜKOCULUK...
267
MİRZA VE BANDIRMA
273
"BALTALAR ELİMİZDE..!"
343
CHP İLÇE KONGRESİ ÜZERİNE...
271
MHP İLÇE KONGRESİ ÜZERİNE
304
SANDIĞIN ŞAKASI OLMAYACAK..!
284
İHSAN KURUOĞLU VE NEREDE KALMIŞTIK!?
330
HALK TV ve CHP
284
KARAMAN'IN KOYUNU...
261
15 Temmuz direnişi
308
Hablemitoğlu'nun ardından...
258
Dipten gelen dalga...
261
MİRZA NEREYE KOŞUYOR ?
274
BANDIRMA ÖZGÜRCE KONUŞMALI..
294
SEÇİMLER ÜZERİNE
287
DEMOKRAT PARTİ'NİN TARİHSEL RÖVANŞI!
295
'HIRLAMAK' VE 'HAVLAMAK'...
309
İNGİLİZ OYUNU
274
KÜRESEL ÇETE VE KÖPEKLERİ
320
Düşünmenin anahtarı
311
Beceri ve beceriksizlik.!
342
Günaydın,sn.Havutça.!
273
TÜSİAD VE ANADOLU KAPLANLARI
318
KUŞCENNETİ FESTİVALİ ÜZERİNE...
347
YUMURTA KAPIYA DAYANMADAN..!
349
MUHALEFETE GEREK VAR MI?
308
YÖNETENLER İLE YÖNETİLENLER VE ŞEYH EDEB ALİ
292
‘Hakaret’ özgürlüğü..!
297
İtiraf..!
321
Bit yeniği..!
305
Sn. Yurt ve Gönen..
336
Sorumluluklarınızı unutmayın..!
280
Belediyelerin işi zorlaştı
286
Kim yetkili.?
358
Bir yılın ardından..
322
'2022’ yılını karşılarken..
308
Gardı düşürmemek..!
339
Biz bunu nasıl becerdik.!?
297
‘Alçak Başkan’ muhabbetleri..
376
Başkan Yılmaz, bu iddiaları önemsemeli..!
327
Mazeret bitti..!
329
Farkında mıyız..?
354
Zehirli dil..!
328
Onlar Başardı! Sıra Kimde!?..
311