Reklamı Geç
YAZARLAR
İHSAN KURUOĞLU VE NEREDE KALMIŞTIK!?
Engin ARICAN
31 Temmuz 2023 - Pazartesi 05:20
302 defa okunmuş.

Geçtiğimiz hafta sonunda İlkHaber Yayın Grubu kurucusu ve İlkHaber gazetesi’nin sahibi İhsan Kuruoğlu bir dizi sağlık sorunu yaşadı ve geçirdiği beyin kanaması sonucu aramızdan ayrıldı.

 

Bu satırları yazmak benim için kolay değil. Çünkü, yıllanmış bir dosta, yol arkadaşına ‘elveda’ demek kolay değil. Ancak, yaptığımız mesleğin inceliklerinden ve kabul etmesi zor yanlarından biri de bu: Ölümü, hayatın bir gerçeği olarak kabul etmek. başınıza ve en yakınınızdakinin başına gelmiş olsa da, bu talihsiz ve acı veren gerçeği kabullenmek…

 

Oysa ki,60’’lı yaşların baharında bu kaçınılmaz sonucu doğal bir olaymışçasına kabullenmek,’elveda’ demek bana zor geliyor. Oysa ki, biliyorum ki, daha yaşamdan alacağı çok şey, başarmak istediği çok şey, açık olan dosyaları kapatabilmek, helalleşmek için yapacağı çok ama çok şey vardı. Eminim ki, ölüme ve başındaki celladı Azrail’e direnirken ‘biraz daha zaman’ diyerek bunun acısını hep yaşamıştır.

 

İhsan Kuruoğlu, bir mücadele insanıydı ve teslimiyeti kabullenmez, hiç sevmez bir çağdaş Kuvayi Milliyeciydi. Balıkesir ve Bandırma, onu hep sevgiyle, özlemle anacak, anımsayacak. Bandırma ve Balıkesir’in basın yaşamına katkılarını burada yazmaya kalksam, sayfalar yetmez. Bu nedenledir ki ömrü boyunca  kendi ve ailesinin, özelikle sevgili eşi Can ve oğulları Akbey ve İlbey’in başına gelmedik dert, bela kalmadı. Sessiz sedasız hep direndiler ve belkide tam rahat edecekleri günlerde baba Kuruoğlu’nun kaybıyla bu kez bir kez daha  ve biraz erken acının katmerlisiyle tanıştılar.

 

Zor, gerçekten zor… Ölüm adın kalleş olsun puşt olsun demek kâr etmiyor. Sonunda koca adam yitti ve gitti. Şaka gibi... Şimdi ‘elveda’ demek zamanı.!

 

Ölüm haberi sonrası dost ve arkadaşlarını arıyorum. Ne kadar da çoklar ve acı da olsa ne güzel…’ilkHaber’e sahip çık, devam et’ seslenişi kulaklarımda. Belki de ben eksik ve yanlış yaptım ama imkansızdı. İlkHaber tabelasının binadan indirilişini hiç kabullenemedim. O bir sancaktı ve uğradığı onca saldırı ve baskıdan yıllar sonra İlkHaber isminin silinmesini asla kabullenemedim. O da kabullenmedi ve ‘bir gün mutlaka Engin, Yeniden, daha güzelini çıkartacağız’ sözü aramızdaki sessiz akit olarak kaldı.

 

Sözün bittiği yer ve nokta, ölüm… Oysa ki, ağız dolusu söylenecek o kadar çok,yapılacak iş ve  söz vardı ki… Hepsi yarım, hepsi öksüz ve yetim kaldı… O Feto’cuların ahu yüklü zehirli dilinin başına ördüğü çorapların, kendisi ve ailesinin bedeninde açtığı yaraları hiç yüksünmeden onurla taşıdı.’Bir gün mutlaka’  diyerek hep işine baktı, işinin aslanı olmaya çalıştı. Eksiklik ve yanlışları olmadı mı, tabi ki oldu. Dersini aldı yine ‘nerede kalmıştık’ diyerek yoluna devam etti.

 

‘Nerede kalmıştık?’

 

Bu sihirli sözcükler,yaşamının şifresi gibiydi.Yıllanmış yorgunluk ve bedbinliğin yükünü yıllanmış stresle daha fazla taşıyamadı. Bir almamda bedeni isyan etti ve ‘benden bu kadar’,dedi.

 

O,tipik ve  hastalık boyutunda bir Bandırma sevdalısı,eser insanıydı,Müteahhit olarak üstlendiği her işi bir kalıcı esere dönüştürmenin derdine düşer,dertlerle dertlenir, demlenirdi.’Sevdalı’ olmak, hem de ‘kara sevdalı’ olmak akıl karı iş değildir.Bir anlamda Bandırma manyağı olmak demektir ve aynı zamanda o bir Bandırma manyağı idi.’Memleketi sen mi kurtaracaksın’ serzenişini hep duymuşuzdur.O,  bu yönüyle günümüzün Don Kişotuydu ve bedelini canından vazgeçme pahasına  ödedi.

 

Makalemize son verirken’ elveda’ ile bitirmek ve Allah geride kalanlara sağlık,sabır ve güç versin demek güç.Eşi Can ve oğulları Akbey ve İlbey artık bu kente ve bizlere  emanettir.Anacağızının ak sütü gibi hakkımız sana helal ,ebedi yolculuğunda yolun açık olsun.Elveda…!

 

Nerede kalmıştık..!?

 

Adınız
Yorumunuz
Hiç yorum yapılmamış.

Diğer Yazıları

BİZE NE OLDU? NE OLUYOR?
1114
ÖFKE...
184
Emperyalizmin vahşi yüzü.!
162
Şişirilmiş balon Apo ve Bahçeli.!
188
Bandırma’nın gündemi…
177
Bandırma, CHP ve Dursun Mirza.!
158
15 Temmuz ve Bandırma
201
Biz neden saçmalıyoruz?; Savaşa hayır!
163
STATÜKO VE STATÜKOCULUK...
244
MİRZA VE BANDIRMA
256
"BALTALAR ELİMİZDE..!"
326
CHP İLÇE KONGRESİ ÜZERİNE...
253
MHP İLÇE KONGRESİ ÜZERİNE
284
SANDIĞIN ŞAKASI OLMAYACAK..!
264
MAFYOKRASİ...
259
HALK TV ve CHP
263
KARAMAN'IN KOYUNU...
246
15 Temmuz direnişi
289
Hablemitoğlu'nun ardından...
241
Dipten gelen dalga...
245
MİRZA NEREYE KOŞUYOR ?
259
BANDIRMA ÖZGÜRCE KONUŞMALI..
276
SEÇİMLER ÜZERİNE
263
DEMOKRAT PARTİ'NİN TARİHSEL RÖVANŞI!
277
'HIRLAMAK' VE 'HAVLAMAK'...
287
İNGİLİZ OYUNU
259
KÜRESEL ÇETE VE KÖPEKLERİ
303
Düşünmenin anahtarı
293
Beceri ve beceriksizlik.!
322
Günaydın,sn.Havutça.!
259
TÜSİAD VE ANADOLU KAPLANLARI
296
KUŞCENNETİ FESTİVALİ ÜZERİNE...
329
YUMURTA KAPIYA DAYANMADAN..!
332
MUHALEFETE GEREK VAR MI?
292
YÖNETENLER İLE YÖNETİLENLER VE ŞEYH EDEB ALİ
275
‘Hakaret’ özgürlüğü..!
281
İtiraf..!
303
Bit yeniği..!
286
Sn. Yurt ve Gönen..
319
Sorumluluklarınızı unutmayın..!
265
Belediyelerin işi zorlaştı
270
Kim yetkili.?
329
Bir yılın ardından..
306
'2022’ yılını karşılarken..
294
Gardı düşürmemek..!
318
Biz bunu nasıl becerdik.!?
282
‘Alçak Başkan’ muhabbetleri..
357
Başkan Yılmaz, bu iddiaları önemsemeli..!
308
Mazeret bitti..!
305
Farkında mıyız..?
339
Zehirli dil..!
310
Onlar Başardı! Sıra Kimde!?..
293