Reklamı Geç
YAZARLAR
Biz neden saçmalıyoruz?; Savaşa hayır!
Engin ARICAN
28 Haziran 2024 - Cuma 17:33
181 defa okunmuş.

 

Milli Savunma Bakanlığının (MSB), faaliyetlerine ilişkin Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı gerçekleştirildi ve MSB kaynakları, birinci ve ikinci dünya savaşlarında olduğu gibi topyekün bir üçüncü dünya savaşı riskinin olduğunu belirterek, Türk Silahlı Kuvvetlerinin her türlü senaryoya hazır olduğunu ifade etti.

 

O parti veya bu parti değil ve bunun hiç bir önemi yok. Türk halkının siyasal açıdan ayrımsız, ülke ve dünya meselelerine somut bir yaklaşımı ve net bir duruşu var: O da konu Türk Silahlı Kuvvetleri ise akan sular durur.

 

Hepimizin ailesi, çocukları, kimimizin torunları var. Konu ailemiz olduğunda da akan sular hepimiz için durur. Şakası yoktur ve konu gevezeliği gelmez. En üst perdeden Silahlı Kuvvetler adına Savunma Bakanlığı adına konuşuluyor ve olası bir 3.Dünya savaşına ordumuzun hazır olduğu ve hazırlıklı olduğu ifade ediliyor.

 

Biz, millet olarak savaş görmüş, yaşamış bir milletiz ve savaşın ne anlama geldiğini iyi biliriz. Osmanlı’nın son yıllarında farklı cephelerde on binlerce insanı kırılmış, on binlercesi esir düşmüş, perişan kılınmış, yokluk ve yoksulluk yaşamış bir milletiz. Yetmemiş… Mondros Antlaşması ile canına ot tıkayan döneminin emperyal ve sömürgeci ülkeleri İngiltere, Fransa, İtalya ile uşakları Yunanistan’ın vahşetine, zulmüne, soy kırımına tanık olmuş ve ‘önce vatan” diyerek egemenliği ve istiklali için mücadele vermiş bir milletiz.

 

Çok değil, 100 yıl önceki kanlı boğuşmayı yaşamış ve tanık olmuşlar hala aramızda… 2024’ün dünyasında etrafımız ateş çemberi ve Ukrayna ile Gazze’de her gün silahlar, bombalar patlarken oluk oluk kan akıyor. Bu kadar mı, hayır? Başımızda onlarca bela ve leş kargası var.

 

Milli Savunma Bakanlığı’nın açıklamaları öncesi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da olası bir 3.Dünya savaşı konusunda uyarıları olmuştu. Askeri uzmanlar, dış politika uzmanları, akademisyenler, gün görmüş siyasiler bir koro halinde hep uyarıyor: Olası bir dünya savaşı kapımızda ve bu savaş nükleer bir savaş olacak.!

 

Satılı ülkeler, başta İngiltere ve Almanya, Fransa’nın tüm Avrupa’yı içine alan panik havası ortada. Askerlik bir çok Batılı ülkede yeniden zorunlu kılınırken, deli savaş bütçeleri harcanıp, kuru gıda ve özellikle su depolanıyor.

 

Peki, tüm dünyada bunlar yaşanırken, biz ülke olarak ne yapıyoruz? İşi gücü bıraktık normalleşme mi yumuşama mı, iktidarı ve muhalefetiyle karşılıklı laflaşıp, laf öğütüyoruz. Gündemlerindeki konuları toplayın hepsi laf kalabalığı ve hikaye. Herkes sırasıyla iktidar ve muhalefetiyle birbirine ömür biçiyor. Gerçekleşen genel seçimlerin daha dumanı tüterken, sonu olmayan erken seçim tartışmaları yaşanıyor. Yaşanan ekonomik kriz ve hayat pahalılığı siyasi ikbal tartışmalarına konu oluyor.

 

Bölgemizde ve dünyada yaşananlar ortadayken  bunların bir anlamı var mı, yok.! Anlamı olmadığı içindir ki, halk bu tartışmalarla, ayrışma ve kapışmalarla ilgilenmiyor.

 

Neden?

Çünkü, en lokal düzeyde vatanın geleceği ve milletin ulusal güvenliği ve huzuru tehlikede. Şaka değil, konvansiyonel bir savaştan değil, nükleer bir savaştan söz ediyoruz. Nükleer bir savaş bir bölgenin ya da bir ülkenin değil, gezegenin ve tüm insanlığın yok edilmesi ve imhası anlamını taşıyor. Somutlarsak, ailelerimiz ve çocuklarımız, torunlarımız ama en önemlisi milletin varlığı, soyumuz tehlikede.

 

Tehdidin ve saldırının baş sorumlusu kimler: Başta ABD ve Siyonistler, Batılı kapitalist ve emperyalist ülkeler. Bu güç odakları bize yabancı mı? Hayır..! Sömürgecilerin, kapitalist emperyalist ülkelerin saldırganlığını, tacizlerini, savaş kışkırtıcılığını dünden bugüne biliyoruz, aşinayız.

 

O nedenle saçmalamanın, gevezeliğin hiç bir anlamı ve hükmü yok. Milletimizin ve insanlığın varlığı tehlikede ve savaşlara, savaş kışkırtıcılığına, nükleer bir savaşa sonuna kadar ‘hayır’ diyoruz.

Adınız
Yorumunuz
Hiç yorum yapılmamış.

Diğer Yazıları

BİZE NE OLDU? NE OLUYOR?
1354
ÖFKE...
205
Emperyalizmin vahşi yüzü.!
181
Şişirilmiş balon Apo ve Bahçeli.!
209
Bandırma’nın gündemi…
192
Bandırma, CHP ve Dursun Mirza.!
178
15 Temmuz ve Bandırma
222
STATÜKO VE STATÜKOCULUK...
268
MİRZA VE BANDIRMA
274
"BALTALAR ELİMİZDE..!"
344
CHP İLÇE KONGRESİ ÜZERİNE...
271
MHP İLÇE KONGRESİ ÜZERİNE
304
SANDIĞIN ŞAKASI OLMAYACAK..!
284
İHSAN KURUOĞLU VE NEREDE KALMIŞTIK!?
330
MAFYOKRASİ...
277
HALK TV ve CHP
285
KARAMAN'IN KOYUNU...
261
15 Temmuz direnişi
309
Hablemitoğlu'nun ardından...
258
Dipten gelen dalga...
261
MİRZA NEREYE KOŞUYOR ?
274
BANDIRMA ÖZGÜRCE KONUŞMALI..
295
SEÇİMLER ÜZERİNE
287
DEMOKRAT PARTİ'NİN TARİHSEL RÖVANŞI!
295
'HIRLAMAK' VE 'HAVLAMAK'...
309
İNGİLİZ OYUNU
275
KÜRESEL ÇETE VE KÖPEKLERİ
320
Düşünmenin anahtarı
311
Beceri ve beceriksizlik.!
342
Günaydın,sn.Havutça.!
274
TÜSİAD VE ANADOLU KAPLANLARI
319
KUŞCENNETİ FESTİVALİ ÜZERİNE...
347
YUMURTA KAPIYA DAYANMADAN..!
350
MUHALEFETE GEREK VAR MI?
308
YÖNETENLER İLE YÖNETİLENLER VE ŞEYH EDEB ALİ
292
‘Hakaret’ özgürlüğü..!
297
İtiraf..!
321
Bit yeniği..!
305
Sn. Yurt ve Gönen..
336
Sorumluluklarınızı unutmayın..!
280
Belediyelerin işi zorlaştı
286
Kim yetkili.?
358
Bir yılın ardından..
322
'2022’ yılını karşılarken..
308
Gardı düşürmemek..!
339
Biz bunu nasıl becerdik.!?
297
‘Alçak Başkan’ muhabbetleri..
376
Başkan Yılmaz, bu iddiaları önemsemeli..!
327
Mazeret bitti..!
329
Farkında mıyız..?
354
Zehirli dil..!
328
Onlar Başardı! Sıra Kimde!?..
311