BANDIRMA'YA BANDIRMA VAPURU YAKIŞIR!
BANDIRMA'YA BANDIRMA VAPURU YAKIŞIR!
Bi' Bandırmalı olarak, her insan gibi biz de farklı ortamlarda 'yaa.., şehrin şurası da şöyle olsa ne güzel olurdu' dediğimiz çok oluyor. Her türlü sorunu konuşurken ister istemez herkesin mantıklı, mantıksız ortaya attığı türlü fikir var. Yıllardır hepimizin kalbinde uhde kalan Bandırma'nın il olması meselesi canlılığını her daim koruyor. Herkes ‘Bandırma bu seçimlerde il olur’ ümidiyle beklerken, büyükşehir yasasıyla beraber bu işin zor olduğunun da farkındayız. Tabii nihayetinde burası Türkiye, her an her şey olabilir; bir gecede il haberini alma ihtimalimiz de var neticede.
Olur ya da olmaz orası ayrı konu, herkes üzerine düşen görevi ve sorumluluğu yerine getirdikten sonra, çok daha yaşanabilir bir kent yaratmak mümkün değil mi? Bir elin nesi var iki elin sesi var, diye boşuna dememişler...
Bir şehrin cazibesini ve canlılığını sağlayan en önemli etkenlerden biri özellikle nüfusun genç olması. Bandırma bu açıdan bakıldığında hem göç alan hem de üniversite ile birlikte ciddi anlamda öğrenci potansiyelini arttırarak bu ivmeyi kazanabiliyor. Gelenlerin en önemli ihtiyacı tabi ki barınma. Bunu da yeni yapılaşma alanlarıyla tamamlıyor. Aslında inşaat açısından da hayli şirkete sahip olsa da, yapılan yerlerin çoğu yaşam alanı olmaktan çok uzakta. Ve konut piyasası hayli pahalı durumda. Şöyle bir göz gezdirildiğinde, özellikle sunulan imkanlar açısından büyükşehirlerde yapılan projelere nazaran fiyatlar bir ilçeye göre dudak uçuklatacak cinsten.
Tabi ki burada Bandırma gibi bir liman ve sanayi şehrinin, diğer şehirlerle kıyaslandığında çok daha gelişmeye açık olduğunu gözden kaçırmamak gerekir. Ki hala yapılan planlara göre genişlemeye devam ediyor.
Ancak Bandırma'yı şöyle bir şehir olarak incelediğimizde, belli bir noktada öbeklenmiş merkeziyle, nefes alamaz duruma geldiğini yıllardır görüyoruz. Nefes alamama durumu, şehrin merkezî alanının örneğin önümüzdeki 50 yıla bakıldığında, yetersiz kalması. Evet şehir genişliyor, mahalleler büyüyor, yeni işletmeler açılıyor, bu canlılığın mahallelerde oluşmasını sağlıyor. Ancak bazı iyileştirmelerle, Bandırma'nın hem canlanması hem de farklı merkezler oluşturulması gerektiğine inanıyorum.
SAHİL BANDI
Sevgi Yolu, Cumhuriyet meydanı ve sahil bandı, Bandırma'nın can damarı, en merkezî yeri. Sahil bandının tam anlamıyla merkezî bir görünüme ve şekle bürünemediğini görüyor ve yaşıyoruz. Belli bir noktaya kadar bu sağlanabiliyor. Büyükşehirle birlikte yeniden projelendirilmeli mi? Kesinlikle! Gayet yeterli bir sahilde çok daha canlı bir ortam yaratılabilir.
Örneğin hemen yanı başımızdaki Çanakkale’ye baktığımızda, sahil bantlarını ne kadar hareketli bir şekilde kullandığını, merkezi şehre nasıl yaydığını görebiliriz. Elbette Bandırma tam anlamıyla bir turizm kenti değil... Ancak bu geliştirilemeyeceği anlamına gelmiyor. Eminim bir çok kişi benimle bu konuda aynı düşünüyordur.
Balıkçı barınağından başlayarak (otoparkın olmadığını farzedelim) Livatya'ya kadar, Bandırma tam anlamıyla büyük ve daha canlı, verimli bir sahil bandına kavuşabilir mi? Bence kavuşmalı! Kurulan irili ufaklı işletmelerle birlikte, kent tam anlamıyla sahili özgürce kullanabilmeli.
BANDIRMA'YA BANDIRMA VAPURU YAKIŞIR!
Hazır sahil ve meydan şöyle olsun böyle olsun derken, bizim bir nişanımız var, tarihte damgamız var: BANDIRMA VAPURU.
Atatürk'ün Milli Mücadeleyi başlatmak için hırçın Karadenizi aştığı, tarihe mâl olmuş, umudun ateşini taşıyan Bandırma Vapuru, sadece Samsun'da sergileniyor.
Bandırmaya bir Bandırma Vapuru yakışmaz mı? Örneğin L İskeleye (her 8 Ekim’de Atatürk’ün Bandırma’ya gelişini kutlayarak, sembolik olarak Atatürk’ü karşıladığımız eski iskele), Bandırma'yı tarihi açıdan yansıtan, kent kimliğini güçlendiren, tarihin dönüm noktasında Atatürk'ü ve silah arkadaşlarını taşımış, Bandırma Vapuru demirleseydi, sergilenseydi, nasıl olurdu? Elbette çok önemli ve değerli bir proje olurdu.
ŞEHRİN KİMLİĞİ, TARİHİ YAPILAR ve TARİHİ LEVHALAR
Bandırma Vapuru'ndan bahsetmişken, hali hazırda var olan eserlerin, tarihi yapıların da kent kimliğinin güçlendirilmesi adına, tarihi levhalarının ve tanıtımlarının, çok daha belirgin şekilde ön plana çıkarılması gerektiğini düşünüyorum. Bir kentin ve toplumun varlığı, değerlerini ne oranda koruduğuna ve yansıttığına bağlıdır. Burada bahsettiğim bu yapıların bakımı ve onarımı değil. Sonuçta yıkık veya dökük halde değiller. Ancak tarihsel açıdan bilgilendirme levhalarının arttırılması, yoksa bunların yapılması gerektiğini düşünüyorum. Bandırma'nın eski fotoğraflarına baktığımızda meşhur yel değirmenlerini hatırlıyorsunuzdur. Bandırma'da herhangi bir noktada temsili olarak bu değirmenlerden de yapılabilir.
KENT MÜZESİ VE ARŞİVİ
Kent müzemiz var ancak yeterli mi? Yaklaşık 180 bin kişinin yaşadığı Bandırma'da sadece bir tane kent müzemiz var. Müze sayısının arttırılarak, Bandırma ve çevresinin tarihinin çok daha iyi yansıtılması, Kurtuluşun Şehri Bandırma’ya kentin tarihi geçmişini yansıtan balmumu heykellerle, kurtuluş resimleriyle bezenmiş KURTULUŞ MÜZESİ neden olmasın ki. Eski Gar binası (eski Çelikspor kulübünün bulunduğu yapı)bunun için çok anlamlı bir mekan olurdu. Ve yine aynı binanın önüne bir lokomotif, tramvay olabilir.
Kent müzesi ve arşivini, şehir kimliği ve gelecek nesiller adına çok önemli görüyorum. Bandırma ve Balıkesir'i kapsayan bir kent arşivi Bandırmaya kazandırılmalı.Kent Arşivi, tarihsel açıdan olduğu kadar, kentin gelişmişlik seviyesini arttıran önemli bir faktör. Hem gelecek nesiller için hem de Bandırma'da iz bırakanlar için, çok önemli bir eksiği giderilecektir.
BANDIRMAYA İKİNCİ BİR MEYDAN YAPILABİLİR Mİ?
Büyüyen ve gelişen bir kent olarak Bandırma'da bir tane daha meydan yapılarak, ikinci bir şehir merkezi yapılabilir miydi? Gerçekten bugünkü koşullar göz önüne alındığında, bunu gerçekleştirmek zor gibi görülebilir, ancak hayallerin sınırı var mı? Yok. Hayaller biterse insanlık gelişemezdi sonuçta. Bu hayal de öyle çok uçarı değil. Bandırmaya ikinci bir meydan ve merkez kazandırılması şehrin, insanlara ferah hisettirmesi, gelişmişliği açısından çok elzem. Çünkü tüm bandırma, Sevgi Yolu ve Cumhuriyet Meydanına akıyor. Bandırma ağzıyla 'aşağıya' inmek zorundayız.
Ancak, bu anlayış son yıllarda ciddi anlamda kırılmaya başladı. Artık şehir Paşakent veYeni Mahalle tarafına doğru kayıyor. Sadece Liman AVM bile şehre yetmezken, sadece bu bölgelere yapılacak alışveriş merkezleri, meydan, yaşam alanları vs. insanların ihtiyaçlarına doğrudan yarar sağlayacaktır. Burada şahsi fikrimce en büyük hata yekpare binalardan oluşan mahallelerin şehrin ferah ve dinamik durumunu engellemesidir. Umarım gelecek yıllarda bu söylediğim doğru çıkmaz. Sonuç olarak bu kentin insanlarının da sürekli dile getirdiği gibi daha yaşanabilir bir kent için, yeni alanların yapılması gerekiyor. Bu taraflara yeni bir kent meydanı olabilir.
YARIM KALAN SONKURŞUN MİLLİ PARKI
Sevgili babam Engin Arıcan'ın liderliğiyle yıllar önce topladığımız ve kurduğumuz SONKURŞUN Platformu, başlarda güzel bir etki yaratmıştı. Sonrasında yönetimi bizden çıktı fakat, Balıkesir Büyükşehir'in ilgisini çektikten sonra, Ayyıldız Tepe'yi görmeye gelmişlerdi. Hala o günün fotoğrafları bende durur. Onlara çevreyi gezdirmiştik ve babam projelendirilmesi gerektiğinin ısrarla altını çizerek, bir anlamda ricacı olmuştu.
Ümidimiz, sadece Bandırma için değil, Milli Mücadele tarihi açısından çok önemli bir yere sahip olan Ayyıldız Tepe'yi hakettiği yere dönüştürmekti. Bu bir tarihsel görevdi. SONKURŞUN Anıtı sonrasında projelendirildi ancak tam olarak anlayamadığım sebeplerden proje gerçekleştirilemedi. Ümidim odur ki, şehitlerimiz bir gün orada hak ettikleri şekilde yatacaklar ve Bandırma'nın tarihi açısından bu kıymetli tarihi yer hakkettiği projeyle taçlandırılacak.
Bu yazdıklarım sadece benim fikirlerim ve yaşadığım kent için hayallerimi barındırıyor. Yapılır, yapılmaz; ancak yapılsa güzel olurdu. Derdimiz de, meselemiz de, Bandırma!
Ozan Utku ARICAN / Tarihçi/yazar