NATO böyle kurdu ve yönetti: Gladyo.!

İngiltere Dışişleri Bakanlığı’nın, 6 ve 8 Kasım 1990’da yapılan NATO Genel Sekreteri ve Daimi Temsilcilerin katıldığı “kısıtlı toplantı”lardaki Gladyo tartışmalarını belgeleyen raporu ortaya çıktı. 9 Kasım 1990’da İngiltere’nin NATO’ya yolladığı raporda NATO’nun üye ülkelerde, iktidar belirleme, kaos yaratma ve terör faaliyetlerini düzenlediği yapı olan Gladyo’nun (Süper Nato) kuruluş amacı ve içeriğine ilgili ayrıntılara yer veriliyor. Belge’de İtalya’nın Daimi Temsilcisi Francesco Paolo Fulci’nin Gladyo raporunun kopyası paylaşılıyor.

ABD istihbarat örgütü CIA, İngiliz istihbarat örgütü MI6 ve NATO'nun Avrupa çapında paramiliter birliklerden oluşan bir yeraltı ordusunu nasıl eğitip yönlendirdiğini ve varlıklarını “sahte bayrak” terör saldırıları da dahil olmak üzere siyasi muhalifleri zayıflatmak için nasıl kullandığı gözler önüne serildi.

 

 

NATO BAŞKOMUTANLIĞI’NCA YÖNETİLİYOR

İngiliz diplomat Jeremy Cresswell’in imzasını taşıyan Belge, Avrupa Müttefik Kuvvetler Yüksek Karargahı’nın (SHAPE) gayri nizamı harp birimleriyle olan işbirliğini de ortaya koyuyor. SHAPE, NATO içerisindeki orduları kontrol eden karargâh. Belge’ye göre, NATO’nun yedinci Genel Sekreteri Manfred Wörner, o dönem SHAPE'in başındaki ABD’li general John Galvin’e SHAPE’in Gladyo örgütlenmesindeki rolünü soruyor. Belge’de, SHAPE ile ilgili NATO’nun Daimi Temsilciliklerinde kullanılmak üzere şu açıklama üzerinde anlaşıldığı belirtiliyor: “Bazı ülkelerde gayri nizami harp birimleri var. SHAPE'in ikili ve çok uluslu anlaşmalar yoluyla bir işbirliği geçmişi var. Bunun dışındaki her şey son derece hassastır; öyle kalmalıdır ve bilinmesi gerekenler temelinde ele alınmalıdır. Ayrıca bölümlere ayrılmıştır. Ulusal makamlarınız kendi ülkelerinizdeki durum hakkında bilgi sahibidir."

Galvin’in verdiği cevapta, SHAPE’in gayri nizami harptaki rolü yalanlanmamış oluyor.

GLADYO’NUN OLUŞUM SÜRECİ

Belge’nin ekinde yer alan İtalya’nın Daimi Temsilcisi Francesco Paolo Fulci’nin raporunda Gladyo örgütlenmesi hakkında şu bilgilere yer veriliyor:

 

 


İkinci Dünya Savaşı'ndan hemen sonra, Sovyet yayılmacılığından duyulan korku ve NATO kuvvetlerinin Komintern kuvvetleri karşısındaki yetersizliği, Batılı ulusları kendi topraklarında düşman işgali durumunda istihbarat toplama, sabotaj, propaganda ve gerilla savaşı yoluyla faaliyet göstermeyi amaçlayan bir ‘gizli direniş ağı’ oluşturarak yeni geleneksel olmayan savunma araçları geliştirmeye zorlamıştır. Diğer NATO ülkeleri gibi İtalya da 1951 yılında, Nazi faşizmine karşı partizan savaşı deneyiminden de yararlanacak, İtalyan askeri yapılarını Müttefik ülkelerinkilerle uyumlu hale getirecek ve tek, homojen bir savunma operasyonel sistemine bağlayacak bir gizli direniş örgütü kurma çalışmalarına başladı. İtalyan gizli direniş yapısının kurulması ileri bir aşamadayken, SIFAR (İtalyan Askeri İstihbarat Servisi) ve ilgili bir müttefik servis, 26 Kasım 1955 tarihinde, yaygın olarak ‘STAY BEHIND’ olarak bilinen bir ‘işgal sonrası gizli ağın’ organizasyonu ve faaliyetleri konusunda bir anlaşmaya vardı. Bu anlaşma 'GLADIO' kod adlı operasyonun koşullarını oluşturmuştur.

NATO BÜNYESİNDE “YERALTI PLANLAMALAR KOMİTESİ”

İtalyan temsilcinin raporunda, İtalya’daki Gladyo örgütlenmesinin NATO Başkomutanlığı’nın yönetiminde olan Yeraltı (Gizli) Planlamar Komitesi’nce ilişkisi de şöyle anlatılıyor:
“1959 yılında İtalya, SHAPE bünyesinde faaliyet gösteren C.C.P.'ye (Gizli Planlama Komitesi) katılmaya davet edildi. Bu Komite, savaş durumunda, özellikle de düşman tarafından işgal edilmesi muhtemel bölgelerde, bilgi saldırı faaliyetlerinin nasıl yürütüleceğini incelemekle görevlendirilmişti. Daha sonra 1964 yılında İtalyan İstihbarat Servisi, farklı ülkeler arasındaki işbirliği sorunlarını incelemeyi ve çözmeyi amaçlayan bir organ olan A.C.C.'ye (Müttefik Gizli Komitesi) katılmaya davet edildi. NATO içinde varılan mutabakatları uygulamak için SIFAR, 'GLADIO' kod adlı bir yapı oluşturarak gizli örgütü kurmaya başladı.

‘NATO’DA VARILAN MÜTABAKATLARI
UYGULAMAK İÇİN KURULDU’

Belge’de Gladyo’nun “NATO içinde varılan mutabakatları uygulamak için SIFAR tarafından kurulduğu” belirtiliyor. Gladyo’nun içeriği şu şekilde madde madde özetlenmiş:

Bölgede aktif olan ve yaşları, cinsiyetleri ve faaliyetleri nedeniyle işgalciler tarafından sınır dışı edilmekten ve hapsedilmekten makul bir şekilde kaçınabilecek ajanlardan oluşuyor.  İşgal altındaki bölgenin dışındaki bir komuta yapısından bile yönetilmesi kolaydır: Çok gizli bir düzeyde ve bu nedenle firarlar, kazalar veya ağa "sızma" nedeniyle meydana gelebilecek olası zararları en aza indirmek için "hücrelere" bölünmüştür. İşgal durumunda da gizli direniş ağının aşağıdaki kollara ayrıldığı yazılıyor:  Enformasyon, sabotaj, propaganda ve genel direniş, radyo iletişimi, şifreleme; insan ve teçhizatın kabulü ve tahliyesi. Bu yapıların her birinin özerk olarak faaliyet gösterdiği, irtibat ve koordinasyonun da bir dış üs tarafından sağlandığı belirtiliyor. ‘SEFERBERLİK TETKİK KURULU DOĞRUDAN SHAPE’E BAĞLIYDI’

Vatan Partisi Merkez Karar Kurulu Üyesi Ferit İlsever, Belge’yi değerlendirdi. Gladyo üzerine 4 ciltlik kitap yazan konun uzmanı İlsever, Gladyo yapılanmasının Belge’de de belirtildiği üzere SHAPE’e bağlı olarak kurulduğunu söyledi. Eski Fransa Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle’ün “NATO Avrupa ülkelerini denetleme örgütüdür” sözünü hatırlatan İlsever, Gladyo’nun Sovyetler birliğine karşı konvansiyonel savaş yürütmek ve ülkeleri denetlemek için oluşturulduğunu söyledi. İlsever şöyle devam etti: “Ülkeler içerisinde kaos ve terör eylemleri yaparak, halkın öncelikli meselesini barış ve sükunete odaklayan ABD, askeri darbelerle iktidarları belirliyor. Türkiye’de sağ ve sol grupların içerisine de sızarak sağ-sol çatışması çıkartarak darbeleri hazırladılar.” Türkiye’nin NATO’ya üye olmasıyla birlikte yaşadığı Küçük Amerika sürecini de anlatan İlsever, “NATO’ya üye olduktan sonra Gladyo faaliyetleri için Seferberlik Tetkik Kurulu oluşturuldu. Bu kurum doğrudan SHAPE’e bağlıydı. Gladyo faaliyetleri buradan yürütülüyordu. Özellikle 60’lardan sonra başlayan devrimci hareketi bastırmak için Gladyo eylemler örgütledi.” ifadelerini kullandı.

 

 

TÜRKİYE’DE GLADYO EZİLMİŞTİR

İlsever 15 Temmuz 2016’da Gladyo’nun darbe girişiminin ordu tarafından bastırılarak, Gladyo’nun özellikle operasyonel kuvvetinin ezildiğini söyledi. Türkiye’deki Gladyo’nun FETÖ olduğunun altını çizen İlsever, “Kanlı bir şekilde Gladyo ile mücadele eden tek ülkenin Türkiye’dir. Artık Gladyo’nun Türkiye’de şansı yok. Türk Silahlı Kuvvetleri silahlı bir şekilde Gladyo’yu bastırmıştır.” şeklinde konuştu.

GLADYO’YU ORTAYA ÇIKARAN SAVCI

1990’da Gladyo tartışmalarının NATO içerisinde başlaması, İtalyan savcı Felice Casson’un ülkedeki Gladyo faaliyetini ortaya çıkarmasıyla başladı. 1972'’de bir tür jandarma örgütü olan Carabinieri’nin üç görevlisi bindikleri araca konan bombanın patlaması sonucu öldürülmüştü. Bu eylem İtalya’daki sol örgütlerin üzerine yıkılarak örtbas edilmişti. Olayın faili Gladyo ajanı olan Vincenzo Vinciguerra şu açıklamayı yapmıştı: “Siyasi arenanın dışından sivillere, kadınlara, çocuklara, masum insanlara saldırmanız gerekiyordu. Nedeni basitti, halkı devlete dönmeye ve daha fazla güvenlik istemeye zorlamak… İnsanlar özgürlüklerini sokaklarda yürüyebilme, trenlere binebilme veya bir bankaya girebilme güvenliği için seve seve takas edeceklerdi. Bombalamaların ardındaki siyasi mantık buydu. Devlet kendini yargılayamadığı için cezasız kalıyor.”
O zaman genç bir savcı olan Casson, 1984’de yeniden dosyayı açarak Gladyo’yu ortaya çıkaracak adımı attı. 1990’da Casson’un incelemesi sonucu Gladyo yapısı gün yüzüne çıktı.