|
||
| BUZ PİSTİNİN ALTIN KUĞUSU; NAZ ARICI... | ||
| Buz Pistinin Altın Kuğusu…29 yaşında buz pistiyle tanışan, 6 kez Dünya Şampiyonu olarak Türkiye’nin adını en süt sıraya yazdıran gururumuz Buz Pistinin Altın Kuğusu Milli sporcu NAZ ARICI’yla, çok sevdiği ve kendini ait hissettiği Erdek’te bir araya geldik. Bu, O’nun küllerinden doğup Dünya Şampiyonluğuna uzanan ezber bozan hikayesi… | ||
| Manşet Haberi | ||
|
||
| |
||
BUZ PİSTİNİN ALTIN KUĞUSU; NAZ ARICI...
SONKURŞUN / AYNUR ARICAN/ Buz Pistinin Altın Kuğusu…29 yaşında buz pistiyle tanışan, 6 kez Dünya Şampiyonu olarak Türkiye’nin adını en süt sıraya yazdıran gururumuz Buz Pistinin Altın Kuğusu Milli sporcu NAZ ARICI’yla, çok sevdiği ve kendini ait hissettiği Erdek’te bir araya geldik. Bu, O’nun küllerinden doğup Dünya Şampiyonluğuna uzanan ezber bozan hikayesi…
Altın Kuğu… NAZ ARICI... Türkiye’nin ilk Milli Yetişkin Artistik Buz Patencisi. Naz Arıcı bir elektrik- elektronik mühendisiydi. Mühendislik hayatının son üç yılında ise sabah dört buçukta antrenmana gidip sonrasında mesaisine koşan güçlü bir kadındı. Yaşadığı kayıp, geçirdiği depresyon ve karanlık günlerin ardından sadece nefes almak, gülümsemek için 29 yaşında paten kaymaya başladı. Hobi olarak başladığı bu yolda üç yılda Dünya Şampiyonluğuna ulaştı.Tekdüze olduğunu düşündüğü hayatını “hayata ben bunun için gelmedim” düşüncesiyle yeni bir yola doğrulttu. 2015’te Almanya’da ilk Dünya Şampiyonluğunu kazandı. Bugün 5 Dünya Şampiyonluğu ve bir Master’lar Dünya Şampiyonluğu ile birlikte 6 Dünya şampiyonluğu var. Türkiye’de Yetişkinler Kategorisinin açılmasını sağlayarak ülkemizde bu spora ilgi duyan ve müsabakalara katılan kadınların sayısının neredeyse onüç kat artmasını sağladı. Yaş 29’dur. Artık ezberleri bozma zamanıdır. Çocukken başlamak da nedir ki… Hayata sıfırdan başlamak ve dibine kadar art arda şampiyonlukları yaşamak ve ülkesine bu onuru yaşatabilmek bu olsa gerek. İnanmak, istemek, adanmak… “Oyunu değiştirmek, Hayallerinin peşinden gitmek için hiçbir şey için geç olamaz”diyor Naz Arıcı.
Naz Arıcı, 29 Temmuz 1982 yılında Ankara'da dünyaya gelir. Köy Enstitüleri mezunu öğretmen bir büyükbabanın torunu Naz Arıcı’nın anne ve babası da öğretmendir. Çocukluk yıllarının en güzel yaşanmışlıkları her Yaz mevsiminde Erdek Düzler’deki Öğretmenler Kampında geçer. Naz’la olağanüstü başarıları hakkında konuşurken O, “Kendimi ait hissettiğim yer burası; Erdek, Düzler, Öğretmenler Kampı… Çocukluğum, hatıralarım…”deyip , gözleri buğulanıyor, gülümseyerek. Altın Kuğu… Gerçekten buz pistinde süzülen bir kuğu gibi kumsaldan mavi sulara süzülüyor. Ve her doğum gününde yeni yaşını kutlamak için çocukluğundan beri kendini ait hissettiği Erdek’e geliyor.
Hayatını değiştiren acı kayıp ve şampiyonluğa uzanan zorlu süreç
Her spor dalına çocuk yaşlarda başlanması gerektiğinin ya da başlandığının neredeyse şart koşulduğu, dayatıldığı, ya da bilinçaltımızın buna şartlandırıldığı geçmişte ve bugün, bu ezberi bozan NAZ ARICI elektrik-elektronik mühendisliği mesleği doğrultusunda çalışma hayatına devam ederken, yaşadığı acı kayıpla uzun süre içe kapanır, depresyona girer. Yaşadığı karanlık günlerin ardından tekdüze hayattan çıkmak, sadece nefes almak, biraz gülümsemek, için kendine bir hobi listesi hazırlar. Buz patenini ekler listeye. “Buz üstünde nasıl durabilirim ki” derken, kendini Buz pistinde bulur Şampiyon. Ailesinin mesleği ve öğretmen bir aileden gelmesi prensip ve disiplin açısından Milli sporcu NAZ ARICI’nın hayatında önemli bir yer tutmaktadır. Başarılı patenci, öğretmen bir ailede büyümenin kendisine büyük bir sorumluluk bilinci, sarsılmaz bir azim ve spor kariyerini doğrudan etkileyen güçlü bir disiplin kazandırdığını belirtmektedir.
Para kazanması da gereklidir. Bir yandan mühendislik mesleği doğrultusunda mesaisine gider, ama sabahın dört buçuğunda kalkıp önce buz pistine gitmek için yola koyulur. Mesai saatine kadar durmadan çalışır. Bu sadece hobidir onun için, stres atar, gülümser, dans eder, ritmik jimnastik yapar… Ve on yıllık mühendislik kariyerine son verir, kendini buz üstünde kaymaya adar. Yaş 29’dur. Artık ezberleri bozma zamanıdır. Çocukken başlamak da nedir ki… Hayata sıfırdan başlamak ve dibine kadar art arda şampiyonlukları yaşamak ve ülkesine bu onuru yaşatabilmek bu olsa gerek. İnanmak, istemek, adanmak… “Oyunu değiştirmek, Hayallerinin peşinden gitmek için hiçbir şey için geç olamaz”diyor Naz Arıcı.
Dünya Master’lar Kış oyunlarında kazandığı altın madalyayı ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’e adayan Naz Arıcı’nın bu muazzam başarıları yurt dışında ayakta alkışlanırken, Türkiye’de bu başarıları yeterince konuşulmuyor. Dünyanın en büyük spor organizasyonlarından biri olan Dünya Master’lar Kış oyunlarına 2024’te İtalya ev sahipliği yaptı. Dört senede bir gerçekleşen etkinlik 30 yaş üstü master sporcular için düzenleniyor. Organizasyona dünya genelinden üç binin üzerinde sporcu katıldı. Yarışmalar sekiz farklı şehirde ve onbir farklı branşta on gün boyunca devam etti. Artistik Buz Pateni branşında şampiyonluk Türkiye’nin oldu. Milli sporcumuz Naz Arıcı ayyıldızlı bayrağımızı İtalya’da dalgalandırdı. Naz Arıcı Uluslararası Yetişkinler Artistik Buz Pateni yarışmasında 6 Dünya Şampiyonluğu ve 7 Türkiye Şampiyonluğu elde etti. Arıcı Master’lar Kış oyunlarındaki şampiyonluğuyla şimdiye kadar Artistik Buz Pateninde Türkiye’ye kazandırılmış en büyük başarılardan birini elde etti. Altın Kuğu Naz Arıcı kazandığı zaferi Türk kadınına ve Mustafa Kemal Atatürk’ün çizdiği yolda ilerleyen Türk sporcularına adadı.
Yetişkinler kategorisinde defalarca Dünya Artistik Bu Pateni Şampiyonu olan Milli sporcumuzu şampiyonluğa götüren süreçte tetikleyici olan bu acı kayıbın kahramanı ikiz gibi büyüdüğü ve genç yaşta vefat eden en yakın arkadaşı Sijan Kovulmaz. Doğum günleri arasında sadece 17 gün var. Birlikte ikiz kardeş gibi büyüyorlar. Hatta birbirlerine çok da benziyorlar. Naz elektrik-elektronik mühendisliği okurken, Sijan uluslararası ilişkiler okuyor. Her ikisinin de büyükbabası Köy Enstitüleri mezunu öğretmen. Her yaz mevsimini Erdek Düzler’deki Öğretmenler Kampında birlikte geçiriyorlar. İkiz gibi beraber büyüdüğü en yakın arkadaşı Sijan Kovulmaz'ı ani bir şekilde kaybetmesiyle derin bir depresyon dönemine giren Naz, Yaşadığı büyük acıyı unutmak, zihnini dağıtmak ve hayata yeniden tutunmak için bir şeyler yapmalıyım diyor ve; 29 yaşında ilk kez buz pistine adım atıyor.
İlk başlarda tek amacı sadece stres atmak ve biraz kaymayı öğrenmekti. Herhangi bir spor altyapısı olmadığı için başlangıçta fiziksel olarak çok zorlanır NAZ ARICI.
Gizli Antrenmanlar Bu spora tutkuyla bağlanınca iş çıkışlarında sabahlara kadar antrenman yapmaya başlar. Sakatlanmasından korkan öğretmen ailesinden durumu bir süre gizli tutar.
İlk Uluslararası Başarı Sadece 3 yıl süren yoğun ve disiplinli çalışmanın ardından, 2015 yılında Almanya'da düzenlenen Uluslararası Yetişkinler Artistik Buz Pateni Yarışması'na katılarak ilk dünya şampiyonluğunu kazanır.
Kırılması Güç Rekorlar Dünya Rekoru... 34 yaşında yarışmada elde ettiği yüksek puanla kendi kategorisinde dünya rekoru kırdı ve bu rekor hâlâ kendisine aittir. ve 6 kez Dünya şampiyonluğu...
Zirveyi Bırakmadı Katıldığı Masterlar ve Yetişkinler şampiyonalarında üst üste başarılar elde ederek 6 kez dünya şampiyonu unvanını gururla taşıdı.
Öncü Rolü Naz Arıcı'nın bu olağanüstü azmi ve başarıları sayesinde Türkiye Buz Pateni Federasyonu bünyesinde ilk kez resmi olarak "Yetişkinler Kategorisi" açılmış oldu.
Altın Kuğu Milli sporcu Naz Arıcı'nın buz pistlerindeki zarafeti, estetik performansı ve kazandığı büyük başarılar nedeniyle aldığı resmi olmayan unvanıdır ALTIN KUĞU… Bu unvan hem spor camiası hem de medya tarafından kendisine yakıştırılmıştır.
Zarafet ve Estetik Buz pateninin simge kuşu olan kuğunun zarafetini, pistteki akıcı ve sanatsal hareketleriyle yansıttığı için bu lakabı almıştır. Katıldığı uluslararası Masterlar ve Yetişkinler Artistik Buz Pateni Şampiyonalarında Türkiye'ye üst üste altın madalyalar kazandırarak dünya şampiyonlukları elde ettiği için "Altın" unvanına layık görülmüştür.
Küllerinden Doğuş BUZ PİSTİNİN ALTIN KUĞUSU… Buz üstünde bir kuğuya dönüşen NAZ ARICI’nın 29 yaşında ağır bir depresyonun içindeyken buza başlayıp kısa sürede tüm dünyayı kendine hayran bırakan bir şampiyona dönüşmesi bu sembolü anlamlı kılmaktadır. 29 yaşında buz pistiyle tanışan ve defalarca Dünya şampiyonu olarak Türk bayrağını dalgalandıran Naz Arıcı’ya kendini birkaç cümleyle nasıl tanımlarsın dediğimde, “Çalışkan, disiplinli ve sevdiği işi sonuna kadar götüren biri. Derecelerle okullar bitirdim. Fakat kendine ve sevdiğin şeylere zaman ayırman gerekiyormuş. Vizyonumu değiştirdim” dedi. İyi ki vizyonunu değiştirmişsin ŞAMPİYON!
Türkiye'nin gururu uluslararası yetişkinler/master’lar artistik buz pateni kategorisinde çok sayıda dünya şampiyonluğuna sahip milli sporcumuz Naz Arıcı Uluslararası arenada büyük başarılar elde etmiş, kariyerinde birden fazla kez altın madalya kazanarak ülkesini gururlandırmıştır.
“…Beni destekleyen Türk halkına şampiyonluklar hediye ederek ülkemi dünyada en üst sırada tutmaya devam etmek için sıkı ve disiplinli çalışacağım. Bunun yanında Türkiye'deki alacağım şampiyonluklarıma devam edeceğim.”diyen ALTIN KUĞU, “Bu lakabı bana önce antrenörüm Timuçin Özbükücü ve takım arkadaşlarım, sonra çevrem ve buz pateni camiası, en son da Türkiye layık görmeye başladı. Ben de "Altın Kuğu" olarak ülkemi en iyi yerlere taşımaya devam edeceğim, İlk Şampiyonluk kupamı da ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e, geleceğe umutla bakan Türk gençlerine ve kahraman Türk kadınlarına armağan ettim”diyen Naz Arıcı, yeni şampiyonluklara uzanan kariyer yolculuğunda ezberleri bozmaya devam ediyor.
Dünya Artistik Buz Pateni Şampiyonasında 6 Kez Dünya şampiyonu olan, Altın Kuğu Naz Arıcı, ilk Dünya şampiyonluğunu 2015 senesinde aldı.
ISU Uluslararası Yetişkinler Artistik Buz Pateni Yarışması'na; Amerika, Rusya, İngiltere, İtalya, Fransa, Almanya, Kanada, Norveç, Finlandiya, İsviçre, Çek Cumhuriyeti, Avustralya, Meksika, Estonya'dan katılan 35 sporcu arasından şampiyon oldu.
Türkiye'de yetişkinler kategorisinin açılmasını sağladı.
2016 senesinde ISU'nun Almanya ve Kanada'da düzenlediği iki yarışmada da birinci olmuştur. 2017 senesinde ISU'nun Almanya'da düzenlediği aynı yarışmada rekor puanla birinciliği hak etti. 2018 yılında ISU'nun yine Kanada'da düzenlediği aynı şampiyonada ikincilik aldı ve 2019 yılında Slovenya'da düzenlenen uluslararası yarışmada bir altın ve bir gümüş madalya sahibi olmuştur. Başarılarına bir yenisini daha ekleyerek, 2023 Uluslararası Yetişkinler Artistik Buz Pateni Şampiyonası'nda altın madalyanın sahibi oldu.
Altın Kuğu Naz Arıcı, Almanya’nın Münih Şehrine bağlı Oberstdorf kentinde Uluslararası Buz Pateni Federasyonu(ISU)’nun düzenlediği 2025 Uluslararası Masterlar Artistik Buz Pateni yarışmasında, artistik patinajda Dünya Masterlar Şampiyonu oldu. 2025’te 19.kez gerçekleştirilen ve 30’dan fazla ülke ile 400’den fazla bu patencisinin katıldığı yarışmada Türkiye’yi temsil eden Naz Arıcı başarısıyla 6.kez Türkiye’yi dünyanın en üst sırasına yazdırdı.
Buz Pistinin Altın Kuğusu… Naz Arıcı. -1982- Ankara’da doğdu. Kendini çocukluk yıllarını geçirdiği Erdek’e ait hissetse de Ankara’da yaşıyor. Hayatını adadığı Buz pateni çalışmalarına Ankara’da devam ediyor.
Kendini o kadar Erdek’e ait hissediyor ki şampiyonluk için çıktığı buz pistinde kayarken çok da ilginç bir anısı var; “… piste çıktım. Dansederken adeta Erdek’teydim… nefes aldıkça denizin kokusu, rüzgarı,.. herşeyiyle buradaydım sanki.. çok garipti” diye duygulanarak anlatıyor hislerini Altın Kuğu…
Öğretmen çocuğu Naz Arıcı. Memur ailesi. “Bizim aile tarafından çizilmiş yollarımız vardı” diyor, “ya mühendis olacaktık, ya avukat olacaktık, ya doktor olmalıydık. Ben mühendis oldum, kardeşim avukat oldu. Sonunda üç şıktan ikisini aldık. Aile için güzel ama acaba benim için güzel mi?.. Bu farkındalığı ben Türk insanında yaratmayı çok isterdim. Farkındalık oluşsun; yaşıyoruz ama ne için yaşıyoruz, önümüze konulanları niye sorgulamıyoruz, niye aklımızı çalıştırmıyoruz, ailemize inanıyoruz, çevremize inanıyoruz,.. Bu da bende kolay kolay oluşmadı. İkiz gibi büyüdüğüm arkadaşımı kaybettim. Benim hikayem onun için viral oldu. Biz birlikte doğduk, birlikte büyüdük, ama birlikte ölmedik. Bu bende çok büyük bir yıkım yarattı. Ondan sonraki hayat çok kötüydü. Yaşamak istemiyorum, yaşıyorum, ben mezun oldum, okulu bitirdim, işe girdim, iş değiştirdim, gelebileceğim en iyi yerlere girdim, çalıştım. Çalışkan olursanız, kendinizi ispatlarsanız, büyüyorsunuz, adım atıyorsunuz. İyi para kazanıyorum, güzel hoş, mesleğimi yapıyorum ama hergün işkenceyle uyanıyorum. Ve diyorum ki; bir gün daha birbirinin aynısı geçecek. Her gün oniki saat iş yerindeyim. İşten eve, evden işe. Bu beni tatmin etmedi. O kadar kötüydü ki ölüyorum adeta. Kendi acımdan bahsediyorum. Sonra dedim ki; senin artık bu hayattan çıkman lazım. Kendime bir hobi listesi yaptım. Bunların arasında Buz Pateni vardı. Ankara’daki BELPA’ya gittim. Seyrettim. Bunu bir deniyeyim dedim. 29’umdayım artık, 7 sene olmuş.. Hayata tutunabilir miyim.. Yaşama heyecanı duyabilir miyim.. Denedim. İçim kıpır kıpır, böyle duygular varmış. Buz üstünde başladım, sonra her hafta sonu onu bekledim, çalışıyorum, ama hafta sonu evde dinlenmek yerine gidip buz pateni yapıyordum. Hobiydi bu tabi ki. O dönem hiçbir şeyden zevk almıyorum yediğimden bile… Çocukluğumda içimde ritmik jimnastik vardı. Ama ritmik jimnastikte kendi kendine birşeyler yapamazsın. Buzdan bir başlıyayım ben kendi kendime kayayım dedim. Patenleri dışarda giyiyorsun, nasıl yürüyeceğim ben bunlarla dedim ilk baştan. Sonra orada hocanın birinden özel ders aldım. Nasıl basacağım, nasıl yürüyeceğim.. dengede nasıl duracağım… fiziksel olarak çabalamak herhalde buz patenini sevdirdi bana. Bu güzelmiş dedim. Ve ara ara giderek üç sene devam ettim buz patenine. Kendi kendime bir hareket çıkıyor, hoşuma gidiyor. O hareketi de yapayım, bu hareketi de yapayım derken, Ne zaman Antrenörüm Timuçin Özbükücü’yle tanıştım, o zaman bir senede ilerledim zaten. Timuçin Özbükücü Türkiye’nin ilk milli buz patencisi. BELPA ‘89’da açıldı. Türkiye’ye buzu nasıl getirdiler Timuçin Özbükücü bunu anlatmalı.
Bir gün bir adam geliyor, kayıyor, havaya çıkıyor, iniyor, indiği yerde dönüyor… bunlar gerçek mi acaba dedim, televizyonda görüyoruz da olabilir mi bu, ben böyle olabilir miyim acaba, gerçek hayatta var mı bunlar dedim.. Şunları denesem ne kadar güzel olsa gerek dedim. Halk seansı vardı. Timuçin hoca herkesin ortasında kayıyor, kimseye çarpmadan aradan sıyrılıyor falan. Allah diyorum ya böyle insanlar da var mı.. sonra kendisiyle tanıştım. Hocam sizden ders alabilir miyim dedim. Timuçin Özbükücü teknik uzman. Yarışmacıları puanlıyan hakemlerden. Uluslararası Buz Pateni Federasyonu’nun Teknik uzmanı. Gelebileceği en üst seviyede. Ben nereden bileyim o zaman, antrenörlük falan hiç düşünmüyordu. Beş ay peşinden koştum. Arada bir buza geliyor. Buza geldiğinde ben tekrar peşinden koşuyorum. Yeter ki bana ders verin. Bu arada da işyerimde mühendisliğe devam ediyorum. İlk şampiyonluğumdan sonra istifa edip bıraktım işimi. Artık yeter dedim, şampiyonluk beni daha çok tatmin ediyor dedim istifamı verdim, mühendislik mesleğimi bıraktım. Timuçin hoca artık illallah etti ve bak dedi Ekim’de benim yarışmalarım başlıyor, Ekim’e kadar ne kadar faydalanabilirsen faydalan dedi. Biz çalışmaya başladık. O, benim ne kadar istekli olduğumu o arada anladı. Gözü kara dalıyordum. Düşecek miyim, oram mı kırılacak, buram mı kırılacak umurumda değildi. Çabuk ilerlediğimi görünce, baktı aynı frekanstayız. Biz bir de kendimize özel bir dil geliştirdik kimsenin anlamadığı. Fizik ve geometri kurallarından oluşan bir dil geliştirdik. Mesela “fx fonksiyonunun dairesini yanlış çizdin” der bana. Bunu kimse anlamaz ama ben anlarım. Buz üstünde çizdiğin figürlerin bizde sayısı, uzunluğu var ve fizik kurallarıyla yapıyoruz biz. Timuçin hoca da endüstri mühendisi. Belki onun için çok hızlı ilerledim ben. Hobi diye başladım. Mantıklı bir şey beklemeyin benden, sadece “istiyorum” dedim. Var gücümle “istiyorum”… niye istiyorum bilmiyorum ama “istiyorum…”dedim. Timuçin hocayla çalışmaya başlayınca ilerlediğimi görünce sınırı da yokmuş bu işin dedim. Sınırımı aştım. 29 yaşından sonra esnedim. Hayatı boyunca okula gidip oturup çalışmış birisinin o yaştan sonra spora gidip sıkılaşması, esnemesi bu hareketleri yapması çok zor. Ama “istiyorum”… esnedim. Sıkılaştım, yürüyüşüm değişti, duruşum değişti, gülüşüm değişti. Ne zamana kadar buz patenine devam edeceğimi bilmiyorum. Yüreğimin götürdüğü yere gidiyorum. Ne zaman “dur” derse o zaman tamam olur benim için.
Sonkurşun / Aynur Arıcan
|
||
|
||
| Etiketler: BUZ, PİSTİNİN, ALTIN, KUĞUSU;, NAZ, ARICI..., |
|
|
||
|















