BU DÜNYADAN AHMET YORULMAZ GEÇTİ

Yazar, çevirmen, kitapevi yöneticiliği, gastronomi, Ayvalık araştırmaları denince ilk akla gelen isimdi.

1932 doğumlu yazar Ahmet Yorulmaz, küçük yaşlarda kendi kendine Yunanca öğrendi. İleriki yıllarda Yunan çağdaş edebiyatının önemli eserlerini Türkçe’ye çevirdi.

Ayvalık’ta uzun yıllar gazetecilik yaptı. Ayvalık Cumhuriyet Meydanı’ndaki Süner Pasajı’nda, kitap kurtlarının aradığı her eseri bulabildiği Geylan Kitapevi’ni işletti. Ayvalık araştırmaları ve ilçenin kendine özgü mutfak kültürünü ön plana çıkaran çalışmalarıyla Ayvalık’ın tanıtımına önemli katkılar sağladı.  Ahmet Yorulmaz Girit mübadili bir ailenin çocuğuydu. Mübadele acılarını peş peşe yazdığı romanlara yansıttı.

 

 

 

İŞTE AHMET YORULMAZ’IN YAŞAM ÖYKÜSÜ VE ESERLERİ

Ayvalık’ta doğdu. Ortaokul öğreniminden sonra eğitim hayatını yarım bırakarak çalışma hayatına atıldı. 1952’de İstanbul’da gazeteciliğe başladı. İzmir’de de bir dönem gazetecilik yapan Yorulmaz, daha sonra mesleğini Ayvalık’ta sürdürdü. 1961 yılında Türk Dünyası gazetesini çıkardı. Gazetenin son sayısı 8. sayı oldu. 1963’te Geylan Kitabevi’ni kurdu. 33 yıl aralıksız kitapçılık yaptıktan sonra yazmaya ve çeviri yapmaya vakit ayırabilmek için emekli oldu. Şiir ve roman çevirileri yapan Yorulmaz tiyatro çevirileri de yaptı ancak bu çeviriler sahnelenmedi. Çevirdiği hikâye ve şiirler Varlık, Türk Dili gibi dergilerde yayımlandı. Çevirilerinin bir bölümü Asım Bezirci’nin Dost Türk-Yunan Şairlerinin Diliyle Barış adlı kitabında yer aldı. Ahmet Yorulmaz, 27 Mart 2014’te eşi Işık Yorulmaz’ı kaybetti. 31 Mart 2014 günü fenalaşarak hastaneye kaldırıldı ve yaşamını yitirdi.

 

 

 

Edebi yaşamına Çağdaş Yunan edebiyatı çevirileriyle başlayan Ahmet Yorulmaz, önce kısa hikâye ve şiir, sonrasında çocuk kitapları ve roman çevirileri yapmıştır. Yazar, eserlerinin çoğunda memleketi Ayvalık’ı konu ve mekân olarak işlemiştir. Yazar, Ayvalık hakkında fazla kitap yazmasının sebebini şu şekilde açıklamıştır: “Doğup büyüdüğüm, maddi manevi her şeyimi vermiş, ayrıcalıkları, olağanüstü güzellikleri, zenginlikleri olan bir yerdir Ayvalık. Bana bir ev ve yazma yeteneği vermiştir. Borcumu ödemeye çalışıyorum. İngiliz Lawrence Durrell’in; Yunan Strati Çirka’nın, Kazancakis’in; Mısırlı Necib Mahfuz’un; bizde Yakup Kadri’den tutun Orhan Kemal’e kadar yazarlara bakın, neler vermişlerdir, hangi kentleri anlatmışlar, kurgular yapmışlardır? Diyeceğim, bu açıdan baktığınızda benim Ayvalık üzerine monografiler yazmam, romanlarımı Ayvalık üstüne kurgulamam çok normal sayılmalıdır. Çok önemli bir şey daha: Yazacak olanlara çok zengin konular sunan bir sofradır Ayvalık.” (Sayım 2007).

 

 

 

 Ayvalık’ı tanıttığı monografi türündeki Ayvalık’ı Gezerken ve Ayvalık’a gelen ünlülerden bahsettiği Ayvalık’ta İz Bırakanlar eserleri adeta yazarın Ayvalık’a duyduğu minnet duygusunun yansımalarıdır. Ahmet Yorulmaz, eserlerinde ayrıca mübadele dönemini ve göç sorunlarını da işlemiştir. Bu durumda kendisinin de ailesiyle birlikte mübadele döneminde birtakım sorunlar yaşaması etkili olmuştur.

 

 

 

1997 yılında yayımlanan ilk romanı Savaşın Çocukları / Girit’ten Sonra Ayvalık, üç kitaptan oluşan bir serinin ilk kitabıdır. Romanın kahramanı Hasanaki’nin çocukluktan yetişkinliğe, Girit’ten Ayvalık’a uzanan yaşamının anlatıldığı roman, Hasanaki’nin yaşamının yanı sıra Türk ve Yunan halklarının mübadele öncesindeki ilişkilerini yansıtması bakımından dikkat çekicidir. Bu romanın devamı niteliğindeki Kuşaklar ya da Ayvalık Yaşantısı’nda mübadeleden kesitler sunan Yorulmaz, Girit ve Midilli’den gelen göçmenlerin Ayvalık’taki yaşamlarını anlatmıştır. Göçmenlerin ekonomik ve sosyal sorunları, uyum sürecinde yaşanan sorunlar bu romanda Hasanaki’nin yaşadıkları merkezinde ele alınmıştır. Üçlemenin son kitabı olan Girit’ten Cunda’ya ya da Aşkın Anatomisi romanında yazar Hasanaki ile Marigo aşkını işlemiştir. İkinci Dünya Savaşı yılları içindeki Yunanistan ve Cunda’dan görüntülerin sunulduğu roman, Haralambos karakteri aracılığıyla din, kimlik, aidiyet konusuna yönelmiştir. Ahmet Yorulmaz, mübadeleyi konu edinmekle birlikte diğer romanlarından bağımsız bir nitelik taşıyan Ulya’da ise kocası Türk olduğu için Girit’ten Anadolu’ya göç etmek zorunda kalan Ulya’nın yaşamından kesitler aktarmıştır. Yazar, Ulya’nın serüvenini geri dönüşlerle anlatırken bir yandan da göçmenlerin Ayvalık’taki yaşamını betimlemiştir.

 

 

 

AYVALIK’IN KİTAPÇI AHMET ABİSİ

Ayvalık Belediyesi vefatının 9. Yıldönümünde Ahmet Yorulmaz’ı andı. Belediye Başkanı Mesut Ergin, Yorulmaz’ın ölüm yıldönümü dolayısıyla sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, “Ayvalık’ta doğmuş, büyümüş, Ayvalık’a bir şekilde yolu düşmüş kitaplara meraklı her insanın yolu kesişirdi Ahmet Yorulmaz’la. Aramızdan ayrılışının 9. Yılında saygı ve özlemle anıyoruz” ifadelerine yer verdi.

 

 

 

2014’ün 31 Mart’ında aramızdan ayrılan Ahmet Yorulmaz’ı biz de özlemle ve rahmetle anıyoruz.

Geride bıraktığı eserler Ayvalık’ın ve kültür dünyamızın yolunu aydınlatıyor.