TÜRKİYE – LİBYA DENİZ YETKİ ANLAŞMASI ONAYLANDI
Haber
22 Ekim 2026 - Perşembe 01:13 Bu haber 488 kez okundu
 
TÜRKİYE – LİBYA DENİZ YETKİ ANLAŞMASI ONAYLANDI
Libya Temsilciler Meclisi, Ulusal Mutabakat Hükümeti ile Türkiye arasında Akdeniz'deki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin imzalanan Mutabakat Zaptı'na onay verdi. Türkiye-Libya deniz yetki alanları anlaşması, her iki ülkenin de Doğu Akdeniz'deki hak ve çıkarlarını korumayı amaçlıyor. Anlaşma, Doğu Akdeniz'deki dengeleri önemli ölçüde değiştirme potansiyeli barındırıyor.​​​​​​​
Türkiye Haberi
TÜRKİYE – LİBYA DENİZ YETKİ ANLAŞMASI ONAYLANDI

TÜRKİYE – LİBYA DENİZ YETKİ ANLAŞMASI ONAYLANDI

 

Libya Temsilciler Meclisi, Ulusal Mutabakat Hükümeti ile Türkiye arasında Akdeniz'deki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin imzalanan Mutabakat Zaptı'na onay verdi. Türkiye-Libya deniz yetki alanları anlaşması, her iki ülkenin de Doğu Akdeniz'deki hak ve çıkarlarını korumayı amaçlıyor. Anlaşma, Doğu Akdeniz'deki dengeleri önemli ölçüde değiştirme potansiyeli barındırıyor.​​​​​​​

 

Libya Temsilciler Meclisi, 2019’da Libya ve Türkiye arasında imzalanan deniz yetki alanlarının belirlenmesine ilişkin mutabakat zaptını onayladı. Mutabakatın onaylanmasını reddeden 2020 yılında alınan karar da mutabakat muhtırasının onaylanmasıyla iptal edildi.

 

Libya’nın Bingazi kentinde gerçekleştirilen toplantıda Temsilciler Meclisi, Türkiye ile Libya arasında Akdeniz’de deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin 2019’da imzalanan mutabakat muhtırasını oy birliğiyle kabul etti.

Böylece 8 Ocak 2020’de çıkan anlaşmayı reddetme kararı ve Ankara ile siyasi ilişkileri kesme yönündeki karardan geri dönülmüş oldu.

Libya’nın doğusunda yer alan ve geçmişte mutabakata karşı çıkan Temsilciler Meclisi'nin bu kararı, anlaşmanın Libya içindeki meşruiyetini tartışmasız hale getirirken, Doğu Akdeniz jeopolitiğinde Türkiye’nin elini stratejik olarak en üst seviyeye çıkardı.

 

Libya’nın Bingazi kentinde gerçekleştirilen toplantıda Temsilciler Meclisi, Türkiye ile Libya arasında Akdeniz’de deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin 2019’da imzalanan mutabakat muhtırasını oy birliğiyle kabul etti.

 

Anlaşma Sürecinin Geçmişi

Libya’da 2014 yılından bu yana 2 ayrı siyasi merkez bulunuyor. Batı’da Birleşmiş Milletler’in tanıdığı Trablus hükümeti, Doğu’da ise Halife Hafter’e yakın Temsilciler Meclisi.

Türkiye ile 2019’da imzalanan deniz yetki alanları anlaşmasını Trablus hükümeti desteklerken, Doğu’daki Temsilciler Meclisi onay vermediğini söyleyerek anlaşmanın geçersiz olduğunu savunmuştu. 20 Ekim 2026’da Temsilciler Meclisi’nin de onayladığı anlaşma ile Libya’nın iki rakip siyasi merkezi Türkiye ile yapılan anlaşmayı desteklemiş oldu.

 

Deniz Yetki Anlaşması Neden Önemli?

Türkiye-Libya deniz yetki alanları anlaşması, her iki ülkenin de Doğu Akdeniz’deki hak ve çıkarlarını korumayı amaçlıyor. Anlaşma aynı zamanda Doğu Akdeniz’deki dengeleri önemli ölçüde değiştirme potansiyeli de taşıyor.

niz yetki alanı, kıyıda bulunan devletin denizlerde egemenlik hakkı kullandığı ve doğal kaynak arama ve çıkarma, enerji üretimi gibi faaliyetler düzenleyebileceği anlamına geliyor.

 

Türkiye’nin “Tek Libya” Politikası

Türkiye, “Tek Libya” politikası kapsamında ülkenin batısı, doğusu ve güneyindeki tüm taraflarla diyaloğunu sürdürüyor. Ankara, Trablus merkezli Ulusal Birlik Hükümetiyle ilişkilerini korurken, Bingazi’deki yönetim ve doğudaki askeri yapıyla temaslarını da artırıyor. Bu yaklaşımla Libya’nın birlik ve bütünlüğünün korunması, siyasi ve askeri kurumların tek çatı altında birleştirilmesi ve ülkede kalıcı istikrarın sağlanması hedefleniyor.

 

Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), uzun yıllardır "Sevilla Haritası" olarak bilinen maksimalist iddialarla Türkiye’yi hedef alıyordu. Türkiye ana karasına sadece 2 kilometre uzaklıktaki 10 kilometrekarelik Meis Adası’na tam kıta sahanlığı verilmesini savunan bu plan, Akdeniz’in en uzun kıyı şeridine sahip ülkesi olan Türkiye'yi Antalya Körfezi ve çevresinden ibaret dar bir deniz alanına hapsetmeyi amaçlıyordu.

Libya Parlamentosunun oy birliğiyle verdiği bu onay, uluslararası aktörler nezdinde de hiçbir hukuki bağlayıcılığı olmadığı tescillenen bu sözde haritayı ve kuşatma planını hukuken ve fiilen tamamen boşa çıkardı.

Türkiye ve Libya arasında çizilen deniz sınırı hattı, körü körüne bir "ortay hat" çizimi yerine uluslararası hukukun en temel dinamiklerini esas alıyor. BM Deniz Hukuku Sözleşmesi (BMDHS) ve Uluslararası Adalet Divanı (UAD) içtihatlarına tam uyumlu şekilde hazırlanan anlaşmada şu kritik ilkeler gözetildi:

* Adaların Sınırlandırılmış Rolü: Adaların otomatik olarak kıta sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) yaratmayacağı ilkesi (UAD'nin emsal kararlarında olduğu gibi) uygulandı.

* Hakça ve Adil Sınırlandırma: Deniz sınırlarında kör bir eşit uzaklık yerine, coğrafi adaleti sağlayan "hakkaniyet" (equitable solution) normu üstün kılındı.

* Cephe Uzunluğu ve Projeksiyon: Ülkelerin deniz kıyı uzunluklarının orantılılığı (proportionality) dikkate alınarak, Anadolu’nun Akdeniz’e uzanan kıyısal projeksiyonunun kesilmemesi sağlandı.

 

Türkiye, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının bir gerilim nedeni değil, bir barış köprüsü olması için yıllarca ısrarla diyalog çağrısı yaptı. Kıbrıs meselesine kapsamlı bir çözüm bulunana kadar GKRY hariç tüm bölge ülkeleriyle deniz yetki alanı sınırlandırma müzakereleri başlatmaya hazır olduğunu defalarca ilan eden Ankara’nın bu uzlaşmacı tavrına karşı, Doğu Akdeniz Gaz Forumu gibi dışlayıcı yapılarla izolasyon çabaları sürdürüldü.

GKRY'nin adanın tek sahibi gibi davranarak 2003'ten bu yana attığı tek taraflı adımlara karşı en güçlü cevap niteliğini taşıyan Türkiye-Libya anlaşması, bu onay hamlesiyle birlikte artık sarsılmaz bir hukuki kalkan haline geldi.

 

SONKURŞUN / HABER MERKEZİ

 

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: TÜRKİYE, –, LİBYA, DENİZ, YETKİ, ANLAŞMASI, ONAYLANDI,
Yorumlar
Haber Yazılımı