KAHVALTI ŞEHRİ OLUYORMUŞUZ!
Haber
25 Ocak 2022 - Salı 13:33 Bu haber 1117 kez okundu
 
KAHVALTI ŞEHRİ OLUYORMUŞUZ!
Balıkesir Politika'da Tarık Sürmelioğlu yazdı..
Gündem Haberi
KAHVALTI ŞEHRİ OLUYORMUŞUZ!

OTELLERİN açık büfe sabah kahvaltılarını bilirsiniz. Gerekli gereksiz sayısız ürünü servis tezgahlarına sererler. O kalabalığı görünce iştahınız kabarır. Yiyeceğiniz iki lokma bir şey olsa da, kıtlıktan çıkmışçasına doldurursunuz tabağı.
Elin gâvuru, bir dilim karpuzun üstüne bal döker yer.. Rafadan yumurtayı kaşıklar.. Bir parça kreple karnını doyurur, işine gücüne bakar.
Gâvurun mide ayarlarıyla bizimki farklı tabi.
Onlar yaşamak için yiyor.
Biz yemek için yaşıyoruz!
En serpmesinden, en yağlı ballısından kahvaltıyı lüpletip masadan kalkarken.. “Akşama ne yiyeceğiz” derdine düşüyoruz!
Bu yeme içme işlerinden ben de muzdaribim. Cumartesi evden çıkasım yoktu; girdim mutfağa ezogelin çorba kaynattım. Hane halkı sabah çorbasına kaşık sallarken, kıymayı çıkarıp yoğurmaya başladım.
“Ne yapıyorsun gene” diye soruyor millet..
“Suluköfteye niyet ettim ama bakalım ne çıkacak…”
Onu da hallettim. Sonra portakallı kek için malzemeleri çırpmaya başladım.
Kokular birbirine karıştıkça mest oluyorum.
Ev dediğin yemek kokacak.. Yaşam belirtisidir.
Yemek için yaşayanlardanız!

*
NİYE yazdık bunları?
Balıkesir Kahvaltısı marka olacakmış ya.. Günlerdir bu mevzuda haberler çıkıyor medyada.
Ben de şahsım olarak kahvaltı işini çok önemserim.
Hafta içi iki löp yumurta ya da bir tas etli çorbayla geçiştirsem de öğünü..
Hafta sonu mükellef bir kahvaltı sofrası ararım yani.
Bu anlamda çok konformistim. Peynirden zeytine, baldan reçele, tereyağından yumurtaya her şey olmalı! Kızarmış ekmek, zeytinyağına bulanmış domates dilimleri, sahanda sucuklu yumurta, cevizli salça.. Ohh…
Marka tescili yok ama bizim sofranın; her biri yaşadığımız memleketin kıymetli ürünleridir yani.
..ve o ürünlerin bir ikisi hariç tescili, coğrafi işareti falan yoktur.
“Balıkesir Kahvaltısı” diye bir şey de yoktur.
Köy kahvaltısı derler, serpme kahvaltı derler.. Balıkesir Kahvaltısı demezler.
Neden demezler?
Düne kadar tescilletmek gelmemiş kimsenin aklına.

*
MESELÂ Van’ın kahvaltısı pek meşhurdur. Yıllar önce gidip dere tepe her yerini gezme fırsatı bulduğumuz Van’ın kahvaltı çarşılarında dolaşmışlığımız, yemiş içmişliğimiz var yani.
Sayısız ürünle masayı donatıp müşterisine elleriyle yediren işletme sahiplerini de gördük oralarda.
Siz cevizli çöreğe tereyağını sürüp lüpletirken, mekan sahibi de boş durmuyor, bir yandan ayaküstü şov yapıyor, bir yandan çakmak, teşbih, tülbent, kaşkol falan hediye ediyor müşteriye.
Şimdi ismini hatırlamadığım yöresel yiyeceklerle süslenen sofradan kalkmak gelmiyor içinizden.
Ama adamlar yıllar önce Van Kahvaltısı’nı markalaştırmışlar.
Tescilli yani.
Oysa Balıkesir’in Van’dan geri kalır yanı var mı?
Elli çeşit peyniri hangi memlekette gördünüz?
Çizmesiyle, kırmasıyla, salamurasıyla envai çeşit zeytin…
Köy yapımı tereyağı.. Manda kaymağı.. Anzer’i aratmayan balları…
İvrindi’nin tulumu, sepeti.. Manyas’ın kellesi.. Katıksız keçi peyniri, loru, şusu busu.
Sahanda kavurma, Balıkesir etinden.. Üstüne kır yumurtayı, ama patlatma.. Ekmeğini ban sapsarı yumurtaya; lüplet.
Sonra, sızma zeytinyağına dök pul biberi, naneyi, kekiği, tuzu.. Şöyle bir karıştır.. Ban ekmeğini.
Köy ekmeğini kızart maşıngada.. Sür üstüne tereyağını, balı…
Her ilçenin kendine özgü mutfağı var elbet.. Hepsinin ayrı damak tadı, lezzeti var. Bizim buralar, farklı kültürlerin harman olduğu yer malum.

*
ŞİMDİ, yöresel ürünlerden oluşan bir kahvaltı konsepti oluşturulacakmış.
Tescillendikten sonra, Van Kahvaltısı gibi Balıkesir Kahvaltısı markasıyla yola devam edecekmişiz.
Biz niye bu kadar geciktik?
Şu ana kadar coğrafi işaret atabildiğimiz kaç çeşit peynirimiz var meselâ?
Yakın zamanda Manyas kelle peyniri coğrafi işaret alabildi; geriye kırk dokuz çeşit peynir var daha!
Susurluk tostu da coğrafi işarete sahip. İçine koydukları peynirdir tostun öznesi. Sen tescilli Susurluk tostu yiyorsun, ama içindeki peyniri tanımıyorsun.
Bir de işte zeytinyağımız, yeşil zeytinimiz falan coğrafi işarete layık görülen.
Yağcıbedir halımız da var ama o yenmiyor!
Yani, her işimizi geciktirmişiz. Başkaları yapmış, biz izlemişiz.

*
BİR başka açıdan bakalım mevzuya.
Balıkesir’de kaç kahvaltı salonu var?
Sadece kahvaltı servisi yapan, müşterisine kahvaltılık ürünleri sunan kaç mekan var?
Hemen Körfez’dekiler geliyor aklınıza.
Öteki ilçeler ve en önemlisi merkez…
Kahvaltıdan sonra, gün içinde sıcak yemek servisi yapanları saymıyorum.
Sadece kahvaltı mekanı olacak.

*
TAMAMI bu bölgenin ürünlerinden oluşan bir kahvaltı konseptiyle müşterisinin karşısına çıkan çok az işletmeye sahibiz. Bu işe önem vermemişiz.
Gastronomi Şehri deyip duruyoruz, yöresel ürünlerden dem vuruyoruz falan ama..
Bir konsept oluşturmak daha yeni aklımıza geliyor.

*
BU ekonomik kriz ortamında, bu hayat pahalılığı içinde kavrulurken, iştah kabartacak, ağız sulandıracak mevzulara değinmek çok sağlıklı değil tabi. Ama madem ortamın hazinliğine karşın memleketi yönetenler, kamu yöneticileri, kurumlar falan bu konsept işine el atmış.. Biz de iki kelam edelim dedik.
Ayriyeten, Pazar günü Güzide’yle beraber dışarıda kahvaltı edip gazeteye öyle gidelim dedik; Ravini Mermer’in fabrika sahasındaki Ravenna’ya gittik. Daha önce de birkaç kez kahvaltı ve yemek için gittiğimiz bir mekan. Ermişler Ailesi işletiyor.
Önceki kahvaltı konseptine göre hem ürünleri, hem porsiyonları azaltmışlar.
Karnından önce gözü doyması gerekenlere ‘uzaklaştırma cezası’ vermişler sanki.
Her şeye zam geldi sonuçta.. Kahvaltıyı da zamlandırmışlar.
Ama hem zam yapıp hem porsiyon küçültme, ürün eksiltme doğru olmamış.
Küçük iki dilim sepet peyniri neyimize yetsin?
Ekmeksiz, hamursuz bir şey yeyip içmeyiz malum. Sepete koydukları üç parça minnak ekmek dişin kovuğunu doldurmadı. İlave ekmek isteyelim dedik, somurtuk garson kızımız bizden tarafa pek bakmadı.
Yeri geldi, bunu da yazayım dedim.

Kaynak: Editör:
Etiketler: KAHVALTI, ŞEHRİ, OLUYORMUŞUZ!,
Yorumlar
Haber Yazılımı