Siyonizmi pazarlayan lobilerin lobisi
Haber
04 Nisan 2025 - Cuma 00:34 Bu haber 239 kez okundu
 
Siyonizmi pazarlayan lobilerin lobisi
Uzmanlar lobiciliği ‘kendi çıkarlarını gözeten bir davayı ilerletmek için siyasi nüfuz kullanmaya yönelik, örgütlü ve iyi finanse edilmiş çabaları ifade eden’ bir kavram olarak tanımlıyor. Günümüzde rüşvet ve şantaj, ‘lobilerin lobisi’ diye anılan Yahudi Lobisi’nin kullandığı en etkili enstrüman
Siyaset Haberi
Siyonizmi pazarlayan lobilerin lobisi

YÜCE KATIRCIOĞLU

Siyonizmi pazarlamak İsrailli aktivist tarihçi İlan Pappeê’nin ifadesidir.

Klasik ifadesiyle lobi çalışmaları, hükûmet politikalarını ya da kamuoyunun görüşünü değiştirmek için yapılan “savunuculuk” faaliyetlerini ifade eder.

Amerika’da da, Avrupa’da da başlangıçta lobiler fiziksel mekanlardı. Bunlar Britanya’da parlamento binasının koridorlarıydı ve burada milletvekilleri ile lordlar, parlamentoya gelen çeşitli davaların savunucularıyla kaynaşıp görüşebiliyorlardı. Bu uygulama 17. yüzyıldan itibaren kötü bir şöhrete sahip olmuştu. Bu kötü şöhretin çeşitli sebepleri varsa da, en başta rüşvet alışverişi için “resmî” bir ortam oluşturması geliyordu!

EN ÖNEMLİ ARAÇ: RÜŞVET

Günümüzde lobiler ve lobicilik çok farklı bir aşamaya gelmişse de, rüşvet halen lobicilikte kullanılan en önemli “enstrümanlardan” biridir! Günümüzde rüşvet ve şantaj, “lobilerin lobisi” diye anılan Yahudi Lobisi’nin kullandığı en etkili enstrümanlardır!

Atlas Okyanusu’nun karşı kıyısındaki “müstakbel politikacılar” İngiliz lobicilik geleneğinin farkındaydı. ABD bağımsızlığını kazanıp, Kongre kurulur kurulmaz, Virginia savaş gazilerine “daha iyi” tazminat ödenmesini sağlamak için bir lobici tutuldu! 1830 yılında Kongre Salonu’na giden fuaye, seçilen temsilcileri etkilemeye çalışan insanlarla dolup taşmıştı. Başka bir ifadeyle lobicilik, Başkan Ulysses Grant’ın Willard Oteli’nin lobisinde kendisini bekleyenleri lobici olarak tanımlamasından çok daha önce yaygınlaşmıştı.

Ancak lobicilikle ilgili olarak yapılan genel tanımlar, günümüzdeki Yahudi Lobisi’nin “kapsamını ve hırsını” yakalayamamakta/ifade etmekte yetersiz kalmakta! Bu sebeple bazı akademisyenler lobicilik için daha geniş kapsamlı tanımlar öneriyorlar. Grant F. Smith, ABD’deki İsrail Lobisi’nden bahsederken “İsrail’e bağlı kuruluşlar” teriminin kullanılmasını öneriyor.

Walter I. Hixson, Amerika’daki İsrail Lobisi’nin titizlikle incelenen tarihinde, lobiciliği “kendi çıkarlarını gözeten bir davayı ilerletmek için siyasi nüfuz kullanmaya yönelik, örgütlü ve iyi finanse edilmiş çabaları ifade eden” bir kavram olarak tanımlıyor. Ancak bize göre bu tanım lobi/lobicilik kurumunun özünden çok yöntemlerine ilişkin bir tanımdır!

ABD SİYASETİNİN VAZGEÇİLMEZİ

Lobicilik Amerikan kamusal yaşamının ayrılmaz bir parçasıdır ve sıradan Amerikalılar, “Amerikan İsrail Halkla İlişkiler Komitesi”ni (American İsrael Public Affairs Committee/AIPAC) İsrail Lobisi ile eşanlamlı olarak anmaktan/kullanmaktan rahatsızlık duymazlar. Ancak Hixson ile Smith’in de gösterdikleri gibi, lobicilik çok daha sinsi bir kavramdır! John J. Mearsheimer ve Stephen M. Walt, lobinin/lobilerin ABD siyasetini etkilemeye çalışan grupların “gevşek bir koalisyonu” olduğunu ifade ederek, diğer tanımlama girişimlerini tamamlıyorlar.

Daha detaylı ve derinlemesine incelendiğinde koalisyonlar bazen gevşektir ama bazen de çok sıkıdır ve sıkılaştıkça daha güçlü ve etkili hale gelirler. The İsrael Lobby and US Foreign Policy/İsrail Lobisi ve Amerikan Dış Politikası adını taşıyan ünlü kitaplarını (2007-2008) yayınladıklarında, Mearsheimer ile Walt, AIPAC’ı Amerika’daki lobilerin en güçlüsü olarak görüyorlardı. Bu görüş/iddia doğruydu, Hixson daha sonra lobinin parametrelerini genişleterek, AIPAC’ın yakın çalıştığı bireyleri de lobi tanımına dâhil etti.

Bu akademik değerlendirmeler, İsrail Lobisi kadar köklü ve çok yönlü bir lobiyi saptamanın zorluklarını ortaya koymakta. Bu nedenle konunun uzmanları, İsrail Hükûmeti tarafından yönlendirilen, İsrail’i ya da İsrail’in çıkarlarını savunmaya az ya da çok zaman ayıran her bireyi, her grubu kapsayabilmesi için “en liberal lobi” tanımının kullanılmasını öneriyorlar!

Uzmanlara göre gruplaşmalar, İngiliz ve Amerikan Yahudi toplumlarının sesleri ve çıkarları(!) ile, diğer Siyonist ve İsrail yanlısı grupların sesleri ve çıkarları arasında sürekli bir kafa karışıklığı yaratmıştır. ABD’deki Büyük Amerikan Yahudi Örgütleri Başkanları Konferansı ve İngiliz Temsilciler Kurulu gibi oluşumlar, ülkelerindeki Yahudi cemaatlerinin ve İsrail Büyükelçiliklerinin temsilcileri olabilir mi? İsrailli tarihçi ve “aktivist” İlan Pappé bu iki işlevin (seslerin ve çıkarların) ve iki grubun bir araya getirilmesinin, “Yahudi karşıtlığının Siyonizm karşıtlığı ile birleştirildiği”, Yahudi toplumlarına yönelik kaygıların da Yahudilerde güçlü bir Filistin karşıtlığı ve zaman zaman da çıplak İslamofobi ile lekelendiği(!) tehlikeli bir gerçekliğe yol açtığını ve bu durumun da İsrail’deki Yahudiler için de, diğer ülkelerdeki Yahudiler için de bir faydası olduğuna inanmadığını söylüyor!

FİLİSTİN’LE ALAKASIZ ORTAYA ÇIKTI

Ancak bir lobinin tanımı durağan değildir! Lobi, zaman içinde biçimini, bileşimini, yönelişini, yöntemlerini ve boyutunu değiştirir/değiştirebilir. Dolayısıyla Yahudi Lobisi’nin özelliklerini aydınlatmanın, belirginleştirmenin bir diğer yolu da, genel olarak lobiciliği/lobiyi incelemek yerine, sabırla oluşumundan günümüze kadar soyağacını izlemektir! Yahudi tarih yorumcularına göre, her şey Hristiyan “eskatolojisinin”/yükselişinin/kızışmasının, Avrupa’da hem seküler antisemitizmi hem de seküler Yahudi milliyetçiliği şeklinde bir Yahudi “panzehirini” doğuran modern milliyetçilik patlamasıyla gücünü/güçlerini birleştirmesiyle başlar.

Bu ikiz ideolojiler ilk olarak Avrupa sahnesinde, görünüşte Filistin’le tamamen alâkasız bir şekilde ortaya çıktı! O zamanlar Filistin hâlâ Osmanlı yönetimi altındaydı. Ortadoğu’nun en büyük toplumu olan Müslüman halk ise, topraklarını sata sata mülksüzleştirilmekte olduğunun ve yaşadıkları vatanlarının ellerinden alınmak istendiğinin farkında bile değildi!

Yahudi tarihçi İlan Pappé’nin bu durumla ilgili ifadesinin bilinmesi olağanüstü önemlidir: “Hikâyemize, Atlantik’in her iki yakasındaki Evanjelik din adamları ve sivillerin, dünyadaki Yahudileri bir araya getirmenin ve onları tarihî Filistin’de kendilerine ait bir devlete taşımanın ‘Tanrı’nın isteği’ olduğuna dair bir aydınlanma yaşadıkları zamanla başlamalıyız.”

Siyonist Yahudi işte budur!

Kaynak: Editör:
Etiketler: Siyonizmi, pazarlayan, lobilerin, lobisi,
Yorumlar
Haber Yazılımı