AYNI TAS AYNI HAMAM
Haber
14 Haziran 2022 - Salı 15:10 Bu haber 786 kez okundu
 
AYNI TAS AYNI HAMAM
Balıkesir POLİTİKA'da Ahmet Sert yazdı..
Bölge Haberi
AYNI TAS AYNI HAMAM

AHMET SERT

 

TERMAL KAYNAKLARIMIZ VE TESİSLERİMİZ…

Hep konuşur durur bu şehir; sahip olduğu zenginlikler, değerler hakkında…

Termal kaynaklar ve termal tesisler de bunlardan…

Konuyla ilgili kısa süre önce önemli gelişmeler yaşandı.

İlk olarak merkezimize bağlı Köseler kırsal mahallesinde bir termal kaynak keşfedildi.

İkinci olarak da merkezimizde geçen sene faaliyete geçen Ramada Otel işletmecilerinin Altıeylül Belediyesine ait Sedefne Termal Otelin işletmesini devraldıkları ve bu tesisin renovasyonu için yaklaşık 40 milyon lira civarında harcama yapacakları haberi geldi.

Bu miktar piyasa koşullarında bir otel yenilemesi için büyük bir miktar; bu rakama çok büyük olmasa bile sıfırdan otel yapanlar bile var.

Neticede şehrimizde nitelikli konaklama tesisleri ve turistik yatak sayısı konusunda eksik olduğumuz herkesin malumu…

Şehrimize yurt içinden ya da yurtdışından turist çekmeyi düşünüyorsak, hedefliyorsak bu konularda ilerleme kaydetmek şart…

Afyon’un “termal turizm kavramında” ne kadar ileriye gittiğini, bu işten “ekmek yediğini”  bu alandaki tesis varlığını ve çeşitliliğini hepimiz biliyoruz.

Sadece yeni bulunan termal kaynağın turizme kazandırılması mümkün olursa bunun yapılması ve bir iki otelin “termal turizm başlığı” altında ortaya çıkarılması bile bizi termal turizm yolunda önemli adaylardan biri haline getirir.

 

**********

 

 

BALIKESİR – BANDIRMA ÇEKİŞMESİ ÜZERİNE…

Aslında bu mesele çok eski mesele…

Bugünün, dünün meselesi değil…

Onlarca yıllık geçmişi var bu meselenin…

Bandırmalılar 1950’lerden, yani Adnan Menderes ve Demokrat Parti hükümetlerinden bu yana il olma taleplerini dillendirir dururlar.

Ne var ki Adnan Menderes bu talebi hiçbir zaman hoş karşılamamış, kendisinden böyle bir istekte bulunulmamasını istemiştir her defasında…

Bandırmalıların kahir ekseriyetinin ilçelerinin il yapılmasını istediği, Balıkesir merkezinden pek de hoşlanmadıkları ve Balıkesir iline aidiyetlerinin olmadığı açık bir gerçek…

Geçenlerde Bandırma’dan gelip Burhaniye’de ev alan bir hanımla ayaküstü konuştuk bu konuları…

Nereli olduğumuzu sorunca biz de haliyle Balıkesirli olduğumuzu ve merkezde oturduğumuz cevabını verince malum konu açıldı.

“Biz eşimle Balıkesir’i pek sevmiyoruz.”

“Niçin hanımefendi…”

“Ne bileyim pek bize hitap etmiyor.”

“Bandırma’da deniz havası almak, Barış Manço Kültür Merkezi ve diğer yerlerdeki etkinlikleri takip etmek bizi çok mutlu ediyor.”

“Organize Sanayi Bölgesinden bir geçiş var sanırım; geçenlerde Balıkesir merkezine uğramadan geçtik, gittik.”

Baktım bu vb. diyaloglar üzerinden ilerleyen konu uzayacak, değişik yerlere gidecek; “Ne diyeyim, herkesin kendi zevki, düşüncesi…” deyip kenara çekildim.

Çünkü karar çoktan verilmiş; hüküm kesilmiş…

“Balıkesir kötüdür, Bandırma’ya ayak bağıdır, Bandırma’nın hakkı yenmektedir, Bandırma il olmalıdır.”

Zaten bu düşüncenin en son tezahürünü İstanbul’da Bandırmaspor ile İstanbulspor arasında yapılan süper lige yükselme maçında Bandırmaspor taraftarlarının açtığı pankartta gördük.

Maç İstanbul’da İstanbulspor’la ama açılan pankart Balıkesirlileri ve Balıkesirspor’u hedef alıyor.

Konuyu siyasete alet eden, siyasi rant devşirmeye çalışan siyasetçiler de yaraya tuz dökmekte mahirler maşallah…

Balıkesirspor’un bir maçına bile gelmemiş başkanından vekiline koşa koşa Bandırmaspor’un maçına gitmelerinden, sezon boyunca yayınladıkları mesajlardan bunu sıklıkla gördük zaten…

Aynı davranış kalıbını, siyasi rant devşirme arayışını bir diğer körfezimizde de geçen yıllar içinde ve hala gördük, görüyoruz.

Merak etmeyin; birkaç yıl sonra Edremit Körfezinden de şimdi tek tük dillendirilen Edremit’in il olma talebinin daha gür, daha ısrarlı şekilde dile getirileceğine emin olabilirsiniz; şimdiden bu köşeden yazmış olayım.

Bu şehir bu şekildeki bir ruh haliyle, duygu durumuyla gidemez.

Bu mesele “Ben senden üstünüm daha iyiyim, ben seni döverim” gibi çocukça, saçma cümleler sarf etmekle çözülecek bir konu değil…

Çok basit iki yolu var.

 Ya Bandırmalılar Balıkesir’in bir ilçesi olduklarını içselleştirecekler; Balıkesir merkezindekiler de bu tavır üzerine daha kucaklayıcı kapsayıcı bir dil kullanacaklar ya da Bandırma il olacak.

Bandırma’nın il olması kısa vadede mümkün görünmediğine göre ilk yol geçerli…

Siyasetçiler de ona göre davranacaklar.

 

*********** 

 

 

ÖLÜM YOLLARI CAN ALMAYA DEVAM EDİYOR.

Kaza ve can kayıpları ne yazık ki yine tanıdık bir yerden…

Dursunbey’den Balıkesir’e düğüne giden servis minibüsü ile bir süt kamyonunun Naipler Mahallesinde çarpışması sonucu meydana gelen elim trafik kazasında Ayşe Karaca(59), Aysel Turhan(46), Emine Turhan(67), Ayşe Atik(49), Süleyman Altınyurt(38), Hatice Karakoç(49), Ramazan Konak(52) isimli hemşerilerimiz hayatını kaybetti.

Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır, yaralı hemşerilerimize de acil şifalar diliyorum.

Onlarca yıldır Kepsut, Dursunbey, Savaştepe başta olmak üzere şehrimizin yol sorununu halledemeyenlerin “Balıkesir’de iş yaptık; hizmet ürettik” türü sözleri artık sıkıcı olmaya başladı.

Onlarca yıldır, yüzlerce canın yitip gittiği bu yolları bitiremedikten sonra ne fayda…

Diyarbakır’ın, Bingöl’ün, Ağrı’nın o sarp coğrafyasında, ilçeler arasında yüzlerce kilometre bölünmüş yol yapılmışken Balıkesir ile Kepsut arasındaki şuncacık yolu bölünmüş hale getirememenin adını varın siz koyun.

Dursunbeylilerin, Savaştepelilerin iktidar partisini yıllardır tulum çıkartırcasına desteklemelerinin, vekil sayısının artmasında yaptıkları katkının karşılığı onlarca yıldır bu yolları bitirememek mi olmalı…

Takdir siz okuyucuların…

 

**************** 

 

AYNI TAS AYNI HAMAM…

Üç yıldır ne yazık ki yaza yaza belediyemizin kamuoyunu bilgilendirme yöntemini bir türlü değiştiremedik.

Naçizane bendeniz birkaç defa sadece bu konuyla ilgili yazı yazdım.

Şöyle bir arşive baktım da neler yazmışız neler…

Mesela 30 Kasım 2020’de “Ne olur biraz saygı” başlıklı bir yazı yazmışım konuyla ilgili…

3 Eylül 2020’de bu defa başlığımız “Herkes işini yapsın yeter” olmuş…

Başka yazıların içinde bu konuya değinip geçtiklerimi saymıyorum bile…

Geçenlerde Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Ak Parti Grubu Meclis Sözcüsü Mehmet Birol Şahin; Orduevi, Orman Bölge Müdürlüğü ve belediye binası başta olmak üzere bazı yıkılacak binalar ve bunların çevresinde yapılacak meydan düzenlemesi ile ilgili sadece bir yerel gazeteye açıklamalar yaptı.

Bu düzenlemelere şahsen karşı değilim…

Hatta olumlu bile buluyorum.

Zaten yönettiğimiz bir sosyal medya mecrasındaki etkili bir grupta bu konuyla ilgili defalarca yaptığım paylaşımlarla çeşitli öneriler getirdik ki zaten açıklananlar da bu paralelde düşünceler…

Bu gazetede yer alan haberin, bu haber yayınlanmadan hemen birkaç gün önce yaptığımız Karesi ve Altıeylül Belediye Binalarının yıkılacağı haberinin ve bu binanın yıkılmasından sonra o bölgede yapılmasını naçizane önerdiğimiz önerilerin bulunduğu paylaşımdan sonra hızlı şekle yapılması da ilginç…

Daha birkaç hafta önce sayın başkan Çamlık’taki dijital gençlik Merkezinin açılışında, orduevi karşısındaki binanın yıkılması ile ilgili bilgiler verirken başka yıkımların da yapılacağını, sürprizlerinin olacağını söylemişti.

Ancak genel sekreter ve M. Birol Şahin, “Başkanım bu konuyu başka bir basın toplantısında açıklayalım” deyince sözünün devamını getirmekten imtina etmişti.

Geçen üç yılda bu konuyla ilgili toplumun her kesiminden olumsuz dönüşler, tepkiler varken, başkanın yıkımlarla ilgili bu sözünü bütün basın mensupları duymuşken ne oldu da yine aynı noktaya geldik.

Kaldı şurada iki yıl…

Başkanın artık inisiyatifi ele alması ve direksiyonun başına geçmesi gerekmiyor mu?

Kaynak: Editör:
Etiketler: AYNI, TAS, AYNI, HAMAM,
Yorumlar
Haber Yazılımı