Aynur Ç. ARICAN SICAK SİMİT, ÇAY… VE ENGİN…
Yazı Detayı
12 Ocak 2026 - Pazartesi 15:43 Bu yazı 2 kez okundu
 
SICAK SİMİT, ÇAY… VE ENGİN…
Aynur Ç. ARICAN
sonkursungazetesi@gmail.com
 
 

 

’90 Yılının 2 Ekim’iydi. Bandırma’nın ilk ofset gazetesi Marmara Vatan Gazetesi’nin şaryo kolu tutukluk yapan daktilosunun başında teksir kağıtlarına yazdığı haberine öyle odaklanmıştı ki ne kafasını kaldırıyor, ne sesleri  duyuyordu. Yeni çıkmıştı dışarı… Yıllarını adadığı mücadelesine bir de 10 yıllık bir işkence, hücre, zindan… aklınıza gelebilecek ne varsa eklenmişti. “Hayata yeniden başlamak bu olsa gerek” dedim… Lise çağlarını bıraktığı yerden, kaldığı yerden…

 

Böyle tanıdım Engin’i; küçük bir gazete ofisinde, büyük işler başaran Marmara Vatan Gazetesi’nin daktilolu, teksir kağıtlı, küçük ‘teyp’ dediğimiz, küçük kasetleri olan ses kayıt cihazları, manuel , film şeritleri olan fotoğraf makineleri içinde. Konya-Karaman’da basılırdı gazete. Haber kağıtları, tab edilen fotoğrafları dosyalanır, Matbaa süreci başlar,  tekrar dizgiye girer,  ofset makinelerde basılır ve Bandırma’ya gelir dağıtılırdı.. Bu hem zorluk, hem büyük bir tecrübeydi. Kazanımdı.

 

Sonrasında Realite Dergisi girdi hayatımıza.. Engin’in tecrübesi vardı dergicilikte. İstanbul basınına yabancı değildi. Açılım Dergisi ve bir kaç dergide  yazıları yayınlanmıştı.  Realite, Bandırma’nın ilk ofset dergisiydi. Bizim için bir ‘çocuk’tu. Gittiğimiz ilk basın toplantısını hatırlıyorum; Ordu caddesinde Lir düğün salonunda yapılan o dönem MHP’nin genel kuruluydu. Basın masası yapmışlar bir kenara ve üyeler, davetliler de salona sıralanan sandalyelerde oturuyorlar. Engin’le birlikte basın masasına oturduk. Bizlerden büyük gazeteci abilerimiz (hepsine Allahtan rahmet dilerim, mekanları cennet olsun)bir anda masadan kalktılar, halkın arasına oturdular. Allah allah.. Engin’le ikimiz gülümsedik…  “…Bunlar da kimdi ki, kadından gazeteci mi olurdu… ellerinde fotoğraf makineleri, kayıt cihazları... Ozalit baskı iki gazete vardı zaten, Bandırma’nın neyine yetmiyordu ki…” Ama yıllar sonra izzettin Yaşbek abimizi ziyarete gittik hasta olduğunu duyunca, koskoca adam elimizi öpmeye kalktı, (tabi ki böyle birşeye izin vermedik) “siz takdir edilecek insanlarsınız”dedi ve bizden özür diledi. (mekanın cennet olsun abim).. 

 

Bu ülkede mum olmaya da yanmaya da gönül vermiş bıçak sırtı bir gerçeklik adamı; ENGİN ARICAN…

 

24 saat yazabilir mi bir insan… ve bu arada bir boşluk yaratıp çatır çatır okuyabilir mi sürekli… Tuvalete girer okur, yatar okur, televizyon izler okur, yemek yer okur, okur , okur…

 

Sıcak simit, bir de çay olsun… Buz gibi odalarda oturup yazdığını bilirim.  Masaya yayılan dosyaların içinde bir tane not kağıdına bile dokunmam, yerini değiştirmem…  Bıraktığı yerde bulmalı kalemini…

 

Realite Dergi haberciliği sürecinde büyük araştırma dosyalarına imza attı. Yanlışın üstüne gitmekten korkmadığı gibi, onca iftiraya, karalamaya, baskıya göğüs gerdi, bize de onu öğretti.  Haklıysan dik duracaksın. İftirayı da karalamayı da deşifre etmekten çekinmemeli insan. Bu da yürek ister abi…

 

O yürek te O’nda vardı.

 

Bandırma’nın da bölgenin de taşından, toprağından, suyundan, halkından, yönetiminden, herşeyinden kendini sorumlu hissetti kendini,. Kimse yanlış yapmamalıydı, kimse hak yememeliydi, yaşadığı kenti gerçekten seven herkes, sanayisinden, yönetimine kadar, halkına kadar herkes üzerine düşeni layıkıyla yapmalıydı. Düşünen, sorgulayan bir gazetecinin toplumsal sorumluluğuydu bu. Gazeteci öncüdür, gazeteci sorgular, gazeteci kamuoyu yaratır, gazeteci düşünür ve düşündürür. 

 

O yürek O’nda vardı.

 

Çok insan yetiştirdi. Eğitmeyi öğretmeyi severdi. Benim üzerimde emeği çok büyük. Yananda yetişmiş olan bir çok meslektaşımızın üzerinde emeği büyük. Öğretileri büyük.

O küçücük yaşam alanına, çok iyi eserler sığdırdı. Çok iyi araştırma dosyaları, araştırma haberleri sığdırdı. Layıkıyla yaptı. Baskı da gördü, ailece de büyük baskılar yaşadık. Yeri geldi sahte tapeler icat edildi. Yeri geldi telefonlarımız dinlendi.  “Yazmayacaksın…” dediler, “yazmayacaksın…”  Hatta “Sonkurşun Gazetesini kapatacaksın” dediler… geçmiş dönem… bu baskılar Engin için normaldi.

 

O yazmaya devam etti…

 

Çok büyük başarılara imza attı. yurt içinde bir çok il ve ilçede konferanslarından, Kuzey Kıbrıs’a kadar iyi ödüllere layık görüldü.  Türkiye Gazeteciler Sendikası’n üyeliği itibariyle İlkhaber Gazetesi sürecinde Sendikayla İlkhaber arasında anlaşma sağladı ihsan Kuruoğlu da Sendikayı kabul etti o dönem ama çalışan sayısı ile ilgili sanırım yarım kaldı süreç. Türkiye Yazarlar Sendikası üyeliği ve Uluslararası PEN Yazarlar Kulübü üyeliği ömrünün sonuna kadar devam etti.

 

O’nun mücadelesi ve durmazlığı, tükenmek bilmeyen bir enerjisi vardı.

 

Realite’den sonra İlkhaber  Gazetesi süreci başladı. Kutuplar birleşmişti sanki. Para kazanmaktan çok nerede hangi yanlış yapılıyor, neyi doğrulamak gerekiyor, Bandırma için ne yapılır, araştırmacı gazetecilik anlayışı hep devam etti. Meslek gurubu olarak gazeteciler örgütlü olmalıydı elbette. Güney Marmara Gazeteciler Cemiyetini  kurmak fikri doğdu Engin’in girişimiyle. Bir avuç aklıevvel yola çıktık. Kuruluş aşamasında koca bir engel yine; dosyalar sümen altı edildi.bir bahane bulundu falan filan. Neyse. Vazgeçmedik. Kurmayı başardık. Engin Arıcan Güney Marmara Gazeteciler Cemiyetinin ilk kurucu başkanlığını da üstlendi. O çatı altında Bandırma ve bölgeden meslektaşları toplamayı başardık. Bu da Engin arıcan’ın büyük çabasıydı. Ama cemiyet maalesef hayatta kalamadı. İhsan Kuruoğlu da haksızlığı sevmedi hiç. Çamur at izi kalsın ortamı yaratıldı senaryolar yazıldı ama Engin onlarca dosya ve belge incelemesiyle Lejyon kitabında deşifre etmeyi yine başarmıştı.

 

Yazılarınla, mücadelenle, haksızlığa, yanlışa dur deyişinle bu ülkenin yetiştirdiği gerçek bir araştırmacı-gazeteci Engin Arıcan sevgi ve saygıyla eğiliyorum.

 

Sevmezdin böyle günlerde anmaları kutlamaları, ama 10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜN en çok da senin kutlu olsun.

 

Vicdanım çok acıyor; vefatından iki saat önce ÇAY VE SİMİT istedin. Gecenin bir vaktiydi yerine getiremedim… affet …

 

 
Etiketler: SICAK, SİMİT,, , ÇAY…, VE, ENGİN…,
Yorumlar
Haber Yazılımı