Ozan Utku ARICAN 15 Temmuz - Neyi Niye Yazmaktan Korktunuz?
Yazı Detayı
16 Temmuz 2025 - Çarşamba 01:09 Bu yazı 234 kez okundu
 
15 Temmuz - Neyi Niye Yazmaktan Korktunuz?
Ozan Utku ARICAN
oznn.utkk@gmail.com
 
 

15 Temmuz - Neyi Niye Yazmaktan Korktunuz?

 

     15 Temmuz FETÖ’cü darbe girişiminin üzerinden 9 yıl geçti. Yüzlerce şehit ve gazi verilerek, tanklara, uçaklara, silahlara karşı halk birleşerek meydanlara indi ve darbenin engellenmesinde önemli bir görev üstlendi.  Türkiye darbeler tarihine bakıldığında halkın sokağa inerek darbeye karşı toplanması, ayaklanması, tepki vermesi ve canını ortaya koyması olayı gerçekten önemli bir sosyolojik hareketliliğinin varlığını bizlere gösteriyor. Çünkü sağ-sol ayrımlarının bir kenara bırakılarak milletin tek vücut olarak hareket etmesi, organize olması durumu önceki darbelerde yaşanmadı. Sevelim sevmeyelim, destekleyelim ya da desteklemeyelim; millet hafızası çok uzun bir aradan sonra bir araya gelmeyi başardı ve ölümü göze aldı. Yine aynı şekilde o gün, meclis bombalanırken milletvekilleri gazi meclisten ayrılmayarak milli demokratik direniş örneği ortaya koydu. Milletin iradesi direnerek, meydanlara inerek, darbe girişiminden sonra nöbet tutarak görevini yerine getirdi. Peki kimler yerine getiremedi? Bu konu üzerinde itinayla düşünmemiz gereken, kesinlikle savsaklamadan, esasında yoruma bile açık olmayan bir durumdur: “ Meydana çıkmaktan korkan, sesini çıkaramayan, evine-otele oraya buraya pusan”  kimseler için milletin terazisi de bellidir. Şehit Ömer Halisdemir nasıl ki gözünü kırpmadan son görevini yerine getirdiyse, milletin her bir zerresi aynı kararlılıkla, Amerikancı darbe girişimlerine karşı çıkmak zorundadır. Mevzu bahis vatansa gerisi teferruattır.

 

  2016 yılından sonra Türkiye eski Türkiye olmayacak deniyordu. Nitekim o gün devletin içeresine yıllardan beri yuvalanmış olan hainlerin gerçek yüzünü net bir şekilde gördük. Canımızdan can vererek bunun bedelini ödedik. Peki Türkiye’de nasıl bir ortam oluştu. Olması gerektiği gibi, olağanüstü hal ilan edilerek 2018 anayasasında değişiklikler yapıldı ve Türkiye’de merkezi bir yönetim anlayışı benimsendi. Türkiye’de yönetim ve siyasal anlayış çok uzun yıllar sonra değişti, dönüştü. Bugün, değişimin kendisinin pozitif tarafı yanı sıra negatif yansımalarını da yaşıyoruz. Atılması gereken adımlarda bir çok alanda eksikler var. Türkiye Cumhuriyeti’nin toparlanabilmesi için anti-emperyalist politikalara ağırlık verilmesi şart. Önümüzdeki en güzel örneklerden birisi bu konuda Ukrayna ve İran’dır.  Türkiye yerli ve milli savunma sanayiinde atılımlarını her geçen gün bir adım daha ileriye taşıyor, öncelikle bunun altını çizmek gerekiyor ki bu, milli güvenliğimiz için ve ülkenin bağımsızlığı adına son derece önemlidir. Tek millet olamazsanız, bağımsızlığınızı koruyamazsanız, yerli ve milli sanayinize önem vermezseniz, toplumunuzu-insanınızı önemsemezseniz, vatanınızı koruyamazsınız! Geçmişte olduğu gibi emperyalist ülkelerin kapısından ayrılmazsanız, politikanızı onlara endekslerseniz yarın öbür gün sizden almaları gerekeni misliyle alırlar. Biz bu senaryoyu daha önce yaşadık mı? Elbette yaşadık ve ne yazık ki hala bu etkiden kurtulamadık.

 

 Sonkurşun Gazetesi, İlkhaber Gazetesi ve öncesinde kurulan Realite Dergisi ve Kuva-yı Gazete, aynı 2000’e Doğru, İleri, Cumhuriyet gibi gazetelerde, 1990’lı ve 2000’li yıllarda Fetullah Gülen Cemaati, misyonerlik faaliyetleri, Soros, Gladyo, Nato tehlikelerinden bahseden yayınlar yapılıyordu. Ki hala gazetemiz bunu şiar edinmiştir. Bugün 15 Temmuz darbe girişimine FETÖ darbe girişimi diyerek lanetleyenler (kimisi geçmişte övenler), köşe yazılarında ve gündemlerinde sadece FETÖ diyor ancak bir şeyi unutuyor. Türkiye’de hiçbir darbe girişimi tek başına ortaya çıkmadı. Yapanlara, özgeçmişlere, iç-dış olaylara bakıldığında her zaman perdenin arkasında birileri vardı. Neden yazmaktan korkuyorsunuz? Şehitlerimizden, gazilerimizden bahsedebiliyorsak, yazarlık sorumluluğumuz gereği korkmadan söyleyin: ABD’nin Pensilvanya Eyaleti’nde CIA’in koruması altında Türkiye’deki kiralık ajanlarına emir vererek, iktidarı ele geçirmeye çalışan FETÖ, diyebilirsiniz. BU örgütler Mars’tan gelmedi ya da Mars’ta kurulmadı.

 

Yeni miydi? İlk defa mı söyleniyordu? Haberimiz mi yoktu? Elbette hayır. Ben daha çok küçükken Kuva-yı Gazete’de, İlkhaber’de, Sonkurşun’da , Realite’de, bu örgütlenmelerle mücadele edildi, sonra ne oldu; ailemize baskı ve sindirme yapıldı. Hatta yetmedi ailemize operasyonlar çekildi.  Ben bu hainlerle ilk defa ortaokul çağında karşılaştım.  Ne arıyorlardı, ya da neyi amaçlıyorlardı? Herhalde Ellerinden gelse yaşımı büyütüp beni de davaya sokacaklardı. Neticede oyun CD’lerime  kadar el konulmuştu.

 

  Yazarlarımız ve gazetelerimizin bugün ısrarla unuttuğu bir husus var: Türkiye’nin bağımsızlığına gölge düşüren, güvenliğini tehdit eden tüm ABD üsleri kapatılmalıdır. Türkiye güvenliğini ve bağımsızlığını temin etmelidir. Dün yapılan hatalar bugün yapılmamalı, geçmişi kirli olanların hepsi devlet içerisinden temizlenmelidir. Devleti yöneten tüm asli unsurlar, bunu şiar edinmelidir. Bu kat’i surette yapılmazsa, 15 Temmuzlar, 1980’ler, 1970’ler, 1960’lar bitmez, yeniden baş verir. Bunu ortadan kaldırmazsak, Türk Milleti’ni hakim, Türk ordusunu asli bağımsız unsur olarak güçlendirmezsek; bugün bizi çevreleyerek saran emperyal güçlerin ortasında yaşayamayız, hayatta kalamayız. Altını kırmızı çizgiyle çizdiğim bu husus, Türkiye için milli güvenlik sorunudur, hayatta kalma mücadelesidir. Ne yazık ki, anti-emperyalist politikalardan uzak bir Türkiye, eksen arayışları içerisinde savrulur, ayakta kalmakta zorlanır. Bunun bedelini Osmanlı İmparatorluğu, yavaş yavaş parçalanarak ödedi.  Ancak ne mutlu ki bugün, Kuva-yı Milliye ve Türk Ordusu sayesinde, Mustafa Kemal Paşa ve büyük komutanlarımız sayesinde bağımsızlığımızı Anadolu’da yeniden kazanabildik. Ve bunu korumak için, cumhuriyeti ilan ettik. Parçalanmış bir Osmanlıyı, Türk milleti olarak birleştirdik.  

 

 Kahrolsun emperyalizm, kahrolsun onun işbirlikçileri, kahrolsun onun taşeronları, kahrolsun mandacılar ve muhipçiler; yaşasın Türk Milleti, Türk bağımsızlığı, yaşasın Atatürk ve onun bıraktığı tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti!

 

 

 
Etiketler: 15, Temmuz, -, Neyi, Niye, Yazmaktan, Korktunuz?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
13 Ekim 2026
BANDIRMA'YA BANDIRMA VAPURU YAKIŞIR!
88 Okunma.
28 Eylül 2026
Türkiye’de Siyasi Yol Ayrımları ve Asıl Meselemiz
63 Okunma.
22 Ağustos 2026
Tarih boyunca aynı gerçekle yüzleşmek...
128 Okunma.
27 Nisan 2026
ÇIKAR MI DÜNYANIN ACISI Bİ’ ZEYTİNDEN?
374 Okunma.
24 Mart 2026
‘Biz Kuva-yı Milliyeciyiz oğlum’
337 Okunma.
31 Temmuz 2025
KUKLACI-SAHNE-OYUN
1068 Okunma.
13 Temmuz 2025
KEMALİZM’DEN RAHATSIZ OLANLAR…
177 Okunma.
22 Mayıs 2025
ATA'NIN YOLU
222 Okunma.
04 Mart 2025
YOL HARİTASI
238 Okunma.
04 Şubat 2025
GÖKBÖRÜ
229 Okunma.
23 Ocak 2025
KARTALKAYA FACİASI ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
229 Okunma.
19 Ocak 2025
DEPREM GERÇEĞİ VE SOSYOLOJİK DURGUNLUK
209 Okunma.
17 Ocak 2025
YILLAR ÖNCE YAZDIĞIM BİR YAZININ ANIMSATTIKLARI
215 Okunma.
12 Ocak 2025
SURİYE MESELESİNE NASIL BAKMALIYIZ?
217 Okunma.
16 Ekim 2024
BARIŞ- DEMOKRASİ – CUMHURİYET VE NEO-LİBERALİZM?
235 Okunma.
20 Nisan 2024
Türk Rönesansı: KÖY ENSTİTÜLERİ (1940-1954)
282 Okunma.
01 Nisan 2023
Türk Siyasi Zihniyeti Neden Çözüm Üretemiyor?
381 Okunma.
29 Mart 2023
TÜRKİYE'DE DOĞRU SİYASET HANGİ İLKELERE DAYANMALI?
322 Okunma.
25 Mart 2023
HAYAT BİZE NEYİ ÖĞRETEMEDİ?
296 Okunma.
25 Mart 2023
GERÇEĞİN IŞIĞINDAKİ BUKALEMUN
309 Okunma.
04 Şubat 2023
TARTIŞMA VE ELEŞTİRİ KÜLTÜRÜ NİYE ÖNEMLİ?
414 Okunma.
30 Ocak 2023
GERÇEĞİN IŞIĞINDAKİ BUKALEMUN
304 Okunma.
21 Aralık 2022
ŞEREF VE İSTİKLÂL
312 Okunma.
12 Aralık 2022
İktisadi Krizler Tüketim Alışkanlıklarını Nasıl Etkiledi?
322 Okunma.
08 Aralık 2022
Anadolu ve Türkler
303 Okunma.
05 Aralık 2022
SİYASİ DURUŞ VE KİMLİK SORUNU
317 Okunma.
01 Ekim 2022
‘Türkiye, Türkiye’den Büyüktür’
337 Okunma.
01 Ekim 2022
KIVILCIM
307 Okunma.
30 Ağustos 2022
GAFLET-DALALET-HIYANET
351 Okunma.
29 Ağustos 2022
TOPLUMSAL ALZHEİMER
345 Okunma.
19 Temmuz 2022
TÜRKİYE'DE EĞİTİM ÜCRETSİZ Mİ?
356 Okunma.
19 Haziran 2022
ABD'NİN 'CAMBAZA BAK' OYUNU !
345 Okunma.
27 Mayıs 2022
FİYASKO: NEO-LİBERAL EKONOMİK-POLİTİKA
377 Okunma.
09 Mayıs 2022
AŞAĞILIK PSİKOLOJİSİ VE İNSANOĞLUNUN DEHLİZLERİ
365 Okunma.
06 Mayıs 2022
İNTERNETİN NATO'SU NE ANLAMA GELİYOR?
301 Okunma.
06 Mayıs 2022
TARİHTE BİR YOLCULUK.. (1)
321 Okunma.
06 Mayıs 2022
KÜLTÜREL DÖNÜŞÜM VE EĞİTİM
316 Okunma.
25 Mart 2022
BİR PULSUZ DÜŞÜNCE
355 Okunma.
25 Mart 2022
DOSTOYEVSKİ'den TOLSTOY'a...
359 Okunma.
25 Mart 2022
MABED
302 Okunma.
23 Mart 2022
ATATÜRK VE DEVRİM -2-
307 Okunma.
01 Mart 2022
BU GİDİŞLE...
376 Okunma.
01 Mart 2022
ATATÜRK VE DEVRİM -1-
304 Okunma.
15 Şubat 2022
CEPHANE
365 Okunma.
03 Şubat 2022
BELEDİYE, HALKLA İÇSELLEŞME VE HALKÇILIK
346 Okunma.
22 Ocak 2022
13
393 Okunma.
18 Ocak 2022
Endüstriyel Et Yığınları
319 Okunma.
07 Ocak 2022
Batıcılık ve Aşağılık Psikolojisi
363 Okunma.
28 Aralık 2021
Kapitalizm İçerisinde Şans Oyunu ve İnsana Dair..
355 Okunma.
12 Aralık 2021
GÖNLÜ YOL GÖSTERİCİ, ELİ ÖPÜLESİ İNCİLÂ ÖĞRETMEN
428 Okunma.
29 Kasım 2021
Çok Farklı Bir Gelecek..!
473 Okunma.
28 Kasım 2021
Çok Farklı Bir Gelecek..!
314 Okunma.
23 Kasım 2021
EFESLİ HERAKLEİTOS'A SELAM OLSUN
324 Okunma.
15 Kasım 2021
TAVUĞUN BACAĞI..!
328 Okunma.
10 Kasım 2021
Deve Kuşu Politikası
325 Okunma.
Haber Yazılımı