Ozan Utku ARICAN ŞEREF VE İSTİKLÂL
Yazı Detayı
21 Aralık 2022 - Çarşamba 23:31 Bu yazı 289 kez okundu
 
ŞEREF VE İSTİKLÂL
Ozan Utku ARICAN
oznn.utkk@gmail.com
 
 

 

   Kılıç Ali’nin hatıralarının ilk sayfalarında yıkılmak üzere olan Osmanlı’nın durumundan bahsederken; Kut’ül Amare zaferinden sonra ele geçirilen General Townshend’in anılarına da yer verdiğini gördüm. Townshend’in özellikle Mondros Mütarekesi hakkında söyledikleri, bir devletin ne kadar aciz duruma düşebileceğini yabancı bir askerin gözünden çok net şekilde ortaya koyuyordu. öyle ki, o bile devletin bu kadar çabuk bir şekilde Osmanlı’nın İngilizlerin istediği şekilde bir barış görüşmesini kabul edeceğini inanamamıştı. Lakin Rauf Bey bu konuda hayli istekli ve ısrarcıydı.

   Townshend, esaretlik zamanında bir anda Osmanlı’nın barış görüşmeleri için pazarlık yapılmak üzere gündeme geldiğinde, barış görüşmesi için koz olarak kullanılacaktı. Nihayetinde Mondros Mütarekesi imzalanmadan önce Osmanlı Devleti İtilaf Devletleri ile savaşsız bir şekilde anlaşarak, bu süreci sonlandırmak istiyordu. Yani tek çözüm yolu İtilaf Devletleri’nin merhametine sığınmaktı. Kendine olan güvenini yitirmiş, inancını kaybetmiş, bağımsızlığını bir kenara koyarak başka devletlerin gölgesinde nefes almayı tek çıkar yol olarak gören bir yönetim kadrosu görevdeydi.

  Osmanlı yönetim kadrosu, sonuna kadar İngilizler’in onları himaye altına alarak bir süre daha devleti ayakta tutabileceklerine inanıyorlardı. Onlar en yakın dostlarıydı. Ancak bu yakın dostların, Arap yarımadasını Fransızlar’dan sonra kendilerinden koparmak için neler yaptıklarını ne çabuk unutmuşlardı! Ya da Tanzimat’tan sonra İngilizlerin çıkar ilişkilerinin bitmesiyle yardımlarını bir anda kesmelerini fark etmemişler miydi? Yardımları karşılığında Kıbrıs’a dahi çöken İngiltere, parçalamak üzere masaya yatırdığı Osmanlı’yı ne kadar koruyacaktı?

   İşte tüm bu sorulara en güzel cevabı o günlerde ve sonrasında da Mustafa Kemal Paşa verecekti:

“Rica ile merhamet dilenmekle, millet işleri, devlet işleri götürülemez. Bir milletin ve devletin şeref ve istiklâli temin edilemez. Türk milleti ve Türkiye’nin müstakbel çocukları bunu bir an hatırdan çıkarmamalıdır.”

   Bağımsızlığın ne ve nasıl olması gerektiğini çok net bir şekilde ortaya koyan Atatürk, günümüze kadar geçerliliğini koruyan ve koruyacak bir yolu bizlere tarihin derinliklerinden hatırlatıyor. Mustafa Kemal Atatürk, hiçbir zaman bir devletin hamiliğini, mandaterliğini kabul etmedi, edenlerle de aynı çizgide, masada ve kurumda yer almadı. Tam tersi, Erzurum ve Sivas Kongreleri’nde mandaterliği savunanları bastırmayı başararak, mandacılığı reddettirdi. Aynı şekilde Anadolu’da yapılan tüm kongrelerde bağımsızlığı savunmak temel düsturdu. Halk tüm işgallere karşılık vermek üzere örgütlenecek ve buna el uzatan her kim varsa, gerekli cevap fiili ve dolaylı yoldan verilecekti.

  

   Rica ve merhametle devlet işleri yürümez diyen Mustafa Kemal Paşa hiçbir zaman başka bir devletin yardımını uygun koşullarda kabul etmeyiz diye bir şey de dile getirmedi. Tam tersine devletler arasında dayanışma yapılması, bağımsızlığa gölge düşüren bir durum ortaya çıkarmaz. Çıkartan anlaşmalar tarihimizde yok mu, elbette var...

 Atatürk’ün kastettiği özellikte olmayan siyasetçi ve kişileri nasıl tanımlarız?

Şerefi ve istiklâli olmayan kişiler:

 Genellikle başka devletlerin kullanmak için sıraya girdiği ve sonuna kadar açıkça desteklediği insanlardır. Devletin her ekonomik dar boğazında kalıcı milli çözümler almak yerine, yabancı ülkelerin çıkarına olacak şekilde borç alan, her dediğine uyarak devletin kılcal damarlarına kadar yabancı bayraklarla süslenmiş kallavi ajanları sokan, devletin anahtarlarını teslim eden insanlardır.

   Devleti ve milleti bölmek için sürekli sorunlardan bahseden ve asla çözüm üretmeyen, yaraya merhem olmak yerine durmadan tuz basan ya da yarayı kaşıyarak insanların kan akıtmasına yol açarak kendi çıkarlarına hizmet eden insanlardır.

  Başka devletlerin her zaman en iyisini söylediğine inanarak kendine olan inancını kaybetmiş, aşağılık psikolojisine sürüklenerek, özgüvenini yitirmiş insanlardır. Zamanla uşaklaşır ve devleti uydu haline getirirler. Böylece zamanı geldiğince kolayca harcanırlar.

 Günümüzde bunun dinamik olarak ne tarzda olduğunu sorarsanız, geçmişte mandacılar nasıl İngiltere-Fransa-ABD’yi iyi ve demokratik devletler olarak gördüyse, aslında günümüzde de bu farklı değil. Elbette bu devletler de demokrasi kültürü yerleşmiş, 21. yüzyılın önemli devletleridir. Geçmişte olduğu gibi... Ancak hiçbir zaman emperyalist anlayışlarından vazgeçmemişlerdir. Zamanında Romalılar nasıl Dünya’yı sömürdüyse, bu devletler de onlardan bayrağı devralarak aynı anlayışı sürdürmüşlerdir.

   Bu yüzden bu ülkenin müstakbel çocukları şeref ve istiklâl sahibi, ondan bundan rica ve merhamet dilenmeyen insanların devleti yönetmesi gerektiğini bir an olsun hatırdan çıkarmamalıdır. Ve gençler olarak Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözünü iyi tatbik etmeliyiz: “Necip Türk milletine tavsiyem şudur ki, sinesinde yetiştirerek başının üstüne çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki cevher-i asliyi tahlil etmek dikkatinden bir an feragat etmesin.” .

 
Etiketler: ŞEREF, VE, İSTİKLÂL,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
22 Ağustos 2026
Tarih boyunca aynı gerçekle yüzleşmek...
88 Okunma.
27 Nisan 2026
ÇIKAR MI DÜNYANIN ACISI Bİ’ ZEYTİNDEN?
348 Okunma.
24 Mart 2026
‘Biz Kuva-yı Milliyeciyiz oğlum’
308 Okunma.
31 Temmuz 2025
KUKLACI-SAHNE-OYUN
1049 Okunma.
16 Temmuz 2025
15 Temmuz - Neyi Niye Yazmaktan Korktunuz?
208 Okunma.
13 Temmuz 2025
KEMALİZM’DEN RAHATSIZ OLANLAR…
151 Okunma.
22 Mayıs 2025
ATA'NIN YOLU
200 Okunma.
04 Mart 2025
YOL HARİTASI
213 Okunma.
04 Şubat 2025
GÖKBÖRÜ
205 Okunma.
23 Ocak 2025
KARTALKAYA FACİASI ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
203 Okunma.
19 Ocak 2025
DEPREM GERÇEĞİ VE SOSYOLOJİK DURGUNLUK
182 Okunma.
17 Ocak 2025
YILLAR ÖNCE YAZDIĞIM BİR YAZININ ANIMSATTIKLARI
189 Okunma.
12 Ocak 2025
SURİYE MESELESİNE NASIL BAKMALIYIZ?
193 Okunma.
16 Ekim 2024
BARIŞ- DEMOKRASİ – CUMHURİYET VE NEO-LİBERALİZM?
214 Okunma.
20 Nisan 2024
Türk Rönesansı: KÖY ENSTİTÜLERİ (1940-1954)
259 Okunma.
01 Nisan 2023
Türk Siyasi Zihniyeti Neden Çözüm Üretemiyor?
355 Okunma.
29 Mart 2023
TÜRKİYE'DE DOĞRU SİYASET HANGİ İLKELERE DAYANMALI?
297 Okunma.
25 Mart 2023
HAYAT BİZE NEYİ ÖĞRETEMEDİ?
273 Okunma.
25 Mart 2023
GERÇEĞİN IŞIĞINDAKİ BUKALEMUN
286 Okunma.
04 Şubat 2023
TARTIŞMA VE ELEŞTİRİ KÜLTÜRÜ NİYE ÖNEMLİ?
386 Okunma.
30 Ocak 2023
GERÇEĞİN IŞIĞINDAKİ BUKALEMUN
278 Okunma.
12 Aralık 2022
İktisadi Krizler Tüketim Alışkanlıklarını Nasıl Etkiledi?
298 Okunma.
08 Aralık 2022
Anadolu ve Türkler
277 Okunma.
05 Aralık 2022
SİYASİ DURUŞ VE KİMLİK SORUNU
289 Okunma.
01 Ekim 2022
‘Türkiye, Türkiye’den Büyüktür’
312 Okunma.
01 Ekim 2022
KIVILCIM
286 Okunma.
30 Ağustos 2022
GAFLET-DALALET-HIYANET
327 Okunma.
29 Ağustos 2022
TOPLUMSAL ALZHEİMER
320 Okunma.
19 Temmuz 2022
TÜRKİYE'DE EĞİTİM ÜCRETSİZ Mİ?
335 Okunma.
19 Haziran 2022
ABD'NİN 'CAMBAZA BAK' OYUNU !
320 Okunma.
27 Mayıs 2022
FİYASKO: NEO-LİBERAL EKONOMİK-POLİTİKA
349 Okunma.
09 Mayıs 2022
AŞAĞILIK PSİKOLOJİSİ VE İNSANOĞLUNUN DEHLİZLERİ
340 Okunma.
06 Mayıs 2022
İNTERNETİN NATO'SU NE ANLAMA GELİYOR?
276 Okunma.
06 Mayıs 2022
TARİHTE BİR YOLCULUK.. (1)
299 Okunma.
06 Mayıs 2022
KÜLTÜREL DÖNÜŞÜM VE EĞİTİM
293 Okunma.
25 Mart 2022
BİR PULSUZ DÜŞÜNCE
327 Okunma.
25 Mart 2022
DOSTOYEVSKİ'den TOLSTOY'a...
337 Okunma.
25 Mart 2022
MABED
280 Okunma.
23 Mart 2022
ATATÜRK VE DEVRİM -2-
285 Okunma.
01 Mart 2022
BU GİDİŞLE...
350 Okunma.
01 Mart 2022
ATATÜRK VE DEVRİM -1-
283 Okunma.
15 Şubat 2022
CEPHANE
337 Okunma.
03 Şubat 2022
BELEDİYE, HALKLA İÇSELLEŞME VE HALKÇILIK
320 Okunma.
22 Ocak 2022
13
367 Okunma.
18 Ocak 2022
Endüstriyel Et Yığınları
296 Okunma.
07 Ocak 2022
Batıcılık ve Aşağılık Psikolojisi
340 Okunma.
28 Aralık 2021
Kapitalizm İçerisinde Şans Oyunu ve İnsana Dair..
333 Okunma.
12 Aralık 2021
GÖNLÜ YOL GÖSTERİCİ, ELİ ÖPÜLESİ İNCİLÂ ÖĞRETMEN
406 Okunma.
29 Kasım 2021
Çok Farklı Bir Gelecek..!
442 Okunma.
28 Kasım 2021
Çok Farklı Bir Gelecek..!
294 Okunma.
23 Kasım 2021
EFESLİ HERAKLEİTOS'A SELAM OLSUN
303 Okunma.
15 Kasım 2021
TAVUĞUN BACAĞI..!
308 Okunma.
10 Kasım 2021
Deve Kuşu Politikası
304 Okunma.
Haber Yazılımı