Ozan Utku ARICAN Deve Kuşu Politikası
Yazı Detayı
10 Kasım 2021 - Çarşamba 13:39 Bu yazı 304 kez okundu
 
Deve Kuşu Politikası
Ozan Utku ARICAN
oznn.utkk@gmail.com
 
 

Türk gençliği olarak Türkiye’de neredeyse her gün çok farklı bir gündeme gözlerimizi açabiliyoruz. Ülkemizde olup bitenlerin sadece bizim etkimizin dışında aynı zamanda dünyanın etkisine de bir o kadar açık olması, ister istemez olayları tek düze, belli bir bakış açısıyla düşünmememiz gerektiğini ortaya koyuyor. Bu bir anlamda bir zorunluluk. Çünkü bizler, jeostratejik konum itibariyle Dünya’nın göz bebeği diyebileceğimiz, kıtaların köprüsü konumunda olup, emperyalistlerin at koşturduğu bir tahta da satranç oynamak zorundayız. Aslında söylediğim bir kaç cümleyi allahın her günü bin bir ağızdan duyuyoruz. Bu gerçeğin farkında olmayan insanlar elbette vardır, ama yıllardır biz bu gerçeklere bizzat şahitlik ediyoruz. 

Sadece Türkiye ile ilgili yabancı basında çıkmış olan haberlere, devletlerin Türkiye hakkında söylediklerine veya bu devletlerin içimizdeki çeşit çeşit görünümlerine baktığınızda dahi, daha somut bir etkinin olduğunu, en azından objektif olarak görme imkanımız doğuyor. Mesela sınırlarımıza yakın bölgelerde olan bitenleri geçmişten günümüze kadar şöyle bir düşündüğümüzde, hala bu bölgelerde bir çok devletin varlığını koruduğunu, bu varlığı dünya kamuoyuna sergilediğini görürsünüz. Evet, emperyalist devletler insan doğasının vahşiliğine dayandırdıkları yayılmacı ve ezici anlayışlarını gösterirler. Örneğin barış, demokrasi, adalet, eşitlik, yardım, destek gibi kavramların geçtiği maddelerle donatılmış süslü mandacılık gibi...  Ya da ikisini birlikte yürütürler. Bazen düşünmemek elde değil, örneğin ABD, açıkça hegemonyasını sürdüreceğini, kurduğu örgütleri besleyeceğini, kendi düzeni olmadığı sürece düzensizliğin hakimiyetini koruyacağını, boyun eğilmezse bir çok yaptırım ve baskı yöntemini kullanacağını, hatta işleri daha ağır fiili yaptırımlara kadar götürebilecek kudrette olduğunu korkmadan ilan ediyor. Onlar doğası gereği hareket ediyor, bundan utanmıyor veya gizlemiyorlar. Ayan beyan, gayet dürüstler aslında.  Peki ya biz?  Olayların göbeğinde, sorunların temelinde, satranç tahtasının içinde Dünya’ya gözlerimizi açıp, bu kadar kör olmayı, kendimizi her geçen gün kandırmayı, bişeylerden kaçmayı, oyundan çıkmayı neden bu kadar istiyoruz? Geçmişte bunu başaranların acı çekmediğini, sorunlar yaşamadığını, ömürlerinden ömür gitmediğini bildiğimiz için, en kolay yolu tercih edip, deve kuşu gibi kafamızı kuma gömüyoruz. Üstüne üstlük, atalarımızın başarılarından, verdikleri kutlu mücadelelerden bahsederken yere göğe sığdıramaz, laf söyleyeni de düşman hatta hain bile ilan edebilecek fanatik hisler içinde olabiliyoruz. Ancak durum bişeyleri anlamaya, bişeyler yapmaya, gerçeklerle yüzleşmeye geldiği zaman, deve kuşu politikasıyla yolumuza devam ediyoruz.

 

   Bizler beğenmesekte sorunların göbeğinde doğduk. Belki çok sevsek te bizim atalarımız ve yazdıkları tarih bunun türlü örnekleriyle dolu bir hazinedir.  Anadolu’ya adım attığımızdan beri, bu kadim coğrafyada yaşam mücadelemizi veriyoruz. Ve bu mücadeleyi verdiğimiz günden bugüne, yaşadığımız tüm toplumlara karşı hoşgörülü davrandık, müsamaha gösterdik, onlara sahip çıkıp, bir olup kaynaştık. Biz bunu başardığımızı göremeyecek, tek vücut olarak bin senedir nasıl tüm saldırılara karşı koyduğumuzu anlayamacaksak; atalarımızın bizlere emaneti olan bu ülkeyi ve devleti nasıl koruyacağız?

 

  O zaman çok açık bir şekilde bize düşen görev, bilimsel akılla, ideolojik kaygılar ve düşünlerden uzak,  tüm propagandaların cendereli kuyusundan gerçek bilgiyi akıl süzgecinden geçirerek, göz göre göre gerçeği bilerek yaşamak ve bunu savunmaktır. Basit tabirle, iyiler de kötüler kadar cesaretli olamayacaksa, bu dünyayı nasıl değiştirebilirsiniz? Veya hangi sıfatla doğrunun savunuculuğunu yapacaksınız? En başta dediğim gibi, biz emaneti bir imparatorluktan devralmış, emperyalizmin oyunlarını yenmiş, kara bahtımızı aydınlık kılmış, iyi veya kötü bugüne kadar devleti ayakta tutabilmiş bir milletiz,  doğruyu ve iyiyi, hakkı savunmuş bir milletiz; elbette tarihi kara kaplı sayfalarla anılan devletlerden daha cesaretli olmalı, düşmanın küçüğünü de büyüğünü de hafife almamalı,  amiyane tabirle, büyük resme bakmak zorundayız. Şuurumuz ise her zaman şu ağır gerçeği bilecek; ya yaşayacağız, ya yaşayacağız.

 

 
Etiketler: Deve, Kuşu, Politikası,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
22 Ağustos 2026
Tarih boyunca aynı gerçekle yüzleşmek...
89 Okunma.
27 Nisan 2026
ÇIKAR MI DÜNYANIN ACISI Bİ’ ZEYTİNDEN?
349 Okunma.
24 Mart 2026
‘Biz Kuva-yı Milliyeciyiz oğlum’
308 Okunma.
31 Temmuz 2025
KUKLACI-SAHNE-OYUN
1049 Okunma.
16 Temmuz 2025
15 Temmuz - Neyi Niye Yazmaktan Korktunuz?
208 Okunma.
13 Temmuz 2025
KEMALİZM’DEN RAHATSIZ OLANLAR…
151 Okunma.
22 Mayıs 2025
ATA'NIN YOLU
200 Okunma.
04 Mart 2025
YOL HARİTASI
213 Okunma.
04 Şubat 2025
GÖKBÖRÜ
205 Okunma.
23 Ocak 2025
KARTALKAYA FACİASI ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
203 Okunma.
19 Ocak 2025
DEPREM GERÇEĞİ VE SOSYOLOJİK DURGUNLUK
182 Okunma.
17 Ocak 2025
YILLAR ÖNCE YAZDIĞIM BİR YAZININ ANIMSATTIKLARI
189 Okunma.
12 Ocak 2025
SURİYE MESELESİNE NASIL BAKMALIYIZ?
193 Okunma.
16 Ekim 2024
BARIŞ- DEMOKRASİ – CUMHURİYET VE NEO-LİBERALİZM?
214 Okunma.
20 Nisan 2024
Türk Rönesansı: KÖY ENSTİTÜLERİ (1940-1954)
259 Okunma.
01 Nisan 2023
Türk Siyasi Zihniyeti Neden Çözüm Üretemiyor?
355 Okunma.
29 Mart 2023
TÜRKİYE'DE DOĞRU SİYASET HANGİ İLKELERE DAYANMALI?
297 Okunma.
25 Mart 2023
HAYAT BİZE NEYİ ÖĞRETEMEDİ?
273 Okunma.
25 Mart 2023
GERÇEĞİN IŞIĞINDAKİ BUKALEMUN
287 Okunma.
04 Şubat 2023
TARTIŞMA VE ELEŞTİRİ KÜLTÜRÜ NİYE ÖNEMLİ?
386 Okunma.
30 Ocak 2023
GERÇEĞİN IŞIĞINDAKİ BUKALEMUN
278 Okunma.
21 Aralık 2022
ŞEREF VE İSTİKLÂL
289 Okunma.
12 Aralık 2022
İktisadi Krizler Tüketim Alışkanlıklarını Nasıl Etkiledi?
298 Okunma.
08 Aralık 2022
Anadolu ve Türkler
277 Okunma.
05 Aralık 2022
SİYASİ DURUŞ VE KİMLİK SORUNU
290 Okunma.
01 Ekim 2022
‘Türkiye, Türkiye’den Büyüktür’
312 Okunma.
01 Ekim 2022
KIVILCIM
286 Okunma.
30 Ağustos 2022
GAFLET-DALALET-HIYANET
327 Okunma.
29 Ağustos 2022
TOPLUMSAL ALZHEİMER
320 Okunma.
19 Temmuz 2022
TÜRKİYE'DE EĞİTİM ÜCRETSİZ Mİ?
335 Okunma.
19 Haziran 2022
ABD'NİN 'CAMBAZA BAK' OYUNU !
320 Okunma.
27 Mayıs 2022
FİYASKO: NEO-LİBERAL EKONOMİK-POLİTİKA
349 Okunma.
09 Mayıs 2022
AŞAĞILIK PSİKOLOJİSİ VE İNSANOĞLUNUN DEHLİZLERİ
340 Okunma.
06 Mayıs 2022
İNTERNETİN NATO'SU NE ANLAMA GELİYOR?
276 Okunma.
06 Mayıs 2022
TARİHTE BİR YOLCULUK.. (1)
299 Okunma.
06 Mayıs 2022
KÜLTÜREL DÖNÜŞÜM VE EĞİTİM
293 Okunma.
25 Mart 2022
BİR PULSUZ DÜŞÜNCE
327 Okunma.
25 Mart 2022
DOSTOYEVSKİ'den TOLSTOY'a...
337 Okunma.
25 Mart 2022
MABED
280 Okunma.
23 Mart 2022
ATATÜRK VE DEVRİM -2-
285 Okunma.
01 Mart 2022
BU GİDİŞLE...
350 Okunma.
01 Mart 2022
ATATÜRK VE DEVRİM -1-
283 Okunma.
15 Şubat 2022
CEPHANE
337 Okunma.
03 Şubat 2022
BELEDİYE, HALKLA İÇSELLEŞME VE HALKÇILIK
320 Okunma.
22 Ocak 2022
13
367 Okunma.
18 Ocak 2022
Endüstriyel Et Yığınları
296 Okunma.
07 Ocak 2022
Batıcılık ve Aşağılık Psikolojisi
340 Okunma.
28 Aralık 2021
Kapitalizm İçerisinde Şans Oyunu ve İnsana Dair..
333 Okunma.
12 Aralık 2021
GÖNLÜ YOL GÖSTERİCİ, ELİ ÖPÜLESİ İNCİLÂ ÖĞRETMEN
406 Okunma.
29 Kasım 2021
Çok Farklı Bir Gelecek..!
442 Okunma.
28 Kasım 2021
Çok Farklı Bir Gelecek..!
294 Okunma.
23 Kasım 2021
EFESLİ HERAKLEİTOS'A SELAM OLSUN
303 Okunma.
15 Kasım 2021
TAVUĞUN BACAĞI..!
308 Okunma.
Haber Yazılımı