Ozan Utku ARICAN Kapitalizm İçerisinde Şans Oyunu ve İnsana Dair..
Yazı Detayı
28 Aralık 2021 - Salı 15:52 Bu yazı 324 kez okundu
 
Kapitalizm İçerisinde Şans Oyunu ve İnsana Dair..
Ozan Utku ARICAN
oznn.utkk@gmail.com
 
 

   İnsan doğasının kaynakların yetersizliği karşısında farklı yönelimlerini düşündüğümüzde, ne din, ne kültür, ne de ahlâk noktasında bir çok çıkmazla karşı karşıya kaldığını görüyoruz. Asgari yaşamın içerisinde günden güne krizin boğucu etkisiyle bunalan insan doğası, bu bunalımdan çıkmak için kendini kasar (bunu aile ve çevre baskısı da etkiler). İnsan soyu, nefes alabilmek için yeni kararlar almak zorunda kalır. Tarihsel süreçte insanın yönelimlerini bu açıdan incelediğimizde, iyi veya kötü yollara başvurarak, hatta ahlâk ve din kurallarını çiğnemeyi göze alıp, asgari yaşam seviyesini daha iyi koşullara çekebilmek için çaba içerisinde olur..

 

  Sanayi devrimi öncesinde de, sanayi devriminden sonra da, yeni gelişen ekonomik sistemlere ve durumlara alışan insan, günümüz dünyasında da bir şekilde ayakta kalmanın yollarını aramıyor mu? Hatta günümüz Türkiyesi’nde İslam inancının yaygınlığı ortadayken, şans oyunlarına bu kadar yönelen insanın yönelme sebepleri neler olabilir?

 

Doğrudan insanın öncelikli ihtiyacı olan yaşama gereksinimi ve güvenlik ihtiyacının ateşleyici olduğu bu durum, bir çok sınırın da aşılmasında itekleyici bir rol üstleniyor. Bu durumu, her gün bireysel ve toplumsal olarak yaşıyoruz. Örneğin bir yerde çay içerken işlerini şehir merkezinde halleden birinin, son uğrak noktası neden şans topu veya kumar bayileri oluyor? Onları o tarafa iten sebepler neler? Neyi umarak gidiyorlar? Ya da yıllarca kazanamayacağını bile bile insan neden bir umuda bağlanır? Hatta tutması için neden dua eder? Üstelik bunun dinen  de  yasak olduğunu bilmesine rağmen!

 

Ben bu sorunlara daha farklı bir perspektiften bakıyorum. Elbette bu soruların çokça ve farklı  yanıtı olabilir. Milyonlarca hatta milyarlarca insan farklı sebep ve nedenlerle bir çok şeye yönelebilir. Ben daha üst kerteden bir değerlendirme yaparak, sorunun asıl halledilmesi gereken noktasına odaklanmak ve dikkat çekmek istiyorum.

 

İnsanların gerekli kaynaklara ulaşamaması, günlük ihtiyaçlarını giderememesi, daha daraltarak söylemek gerekirse, “ tencerem kaynasın da, nasıl kaynarsa kaynasın” anlayışına sarılarak, “halimize şükredelim” felsefesi, günü geçirme psikolojisinin zorunluluğunun yanında, yaşanan sürecin insanı sarsan ve yaralayan, acılarını bastıran bir set görevi görmekte.. Böylece bize verildiği ve uygun görüldüğü kadarıyla yetinmeyi öğrenir, din kanalıyla insanlara Allah’a şükredin, işverene şükredin anlayışını dayatmaktadır. Elbette, toplumların dünya nimetlerine şükretmesi, yaratıcıya saygı duyması kesinlikle önemlidir. Canlı dünyasına ve verilen nimetlere şükran besleyen, onları koruyan insan kendisine de saygı duymayı öğrenir.

 

Ancak, yeterli kaynak varken, demokratik bir toplumda yaşadığı inancını taşıyan bir insan, ekonomide ve kaynaklara ulaşma da ve paylaşım da demokratik olmayan bir durum olduğunun farkına varamıyor mu? Bu yeterli bilgiye sahip olmamanın yanında, aslında boyun eğme psikolojisinin ve bazı bastırıcı önlemlerinde ortaya çıkardığı bir sonuç. İnsanların her gün robot gibi şans oyunlarına sarılması ve kumara yönelmesi de (elbette çözüm değil, aldatma) bu halüsinasyon dünyasının yıkılması ve bir çok demokratik hakkın yerine getirilmesiyle bu  yönelim son bulabilecektir.

 

Çünkü, ihtiyaçlarını karşılayan ve isteklerini gerçekleştirebilecek güce sahip olan bir insan, neden şans oyunlarına yönelsin? Bu sefer doyumsuzluk ve kumardan zevk duymak olarak bu yönelimi anlamlandırırız değil mi? Peki şu an bunu genel olarak söyleyebilir miyiz? Kesinlikle hayır. .!

 

Demem o ki, kapitalizm koşullarında  da olsa  insanların alım gücü, ihtiyaçlar doğrultusunda yeterli olmalı, aynı zamanda ürünlerin değeri bu orana göre belirlenmeli. Bu nokta da üretim ve emek, değer önemli.. İnsanlar, geleceğe yönelik planlar kurabilmeli, hayal dünyasını besleyebilmeli.. İnsanlar, yaşadığı süre içerisinde en insani yaşam standartlarına kavuşarak, zaten sınırlı olan yaşam süresini en iyi ve çok yönlü değerlendirerek, yaşamını insani temelde anlamlı kılabilmeli.. ’Mutluluk’ kavramının ne olup-ne olmadığını iyi düşünmemiz, sorgulamamız ve anlamamız gerekiyor..

 

Herkesin yaşamı ile ilgili beklenti ve talebi, hayali bu değil mi?

 

Sağlıklı ve mutlu yıllar..

 
Etiketler: Kapitalizm, İçerisinde, Şans, Oyunu, ve, İnsana, Dair..,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
22 Ağustos 2026
Tarih boyunca aynı gerçekle yüzleşmek...
36 Okunma.
27 Nisan 2026
ÇIKAR MI DÜNYANIN ACISI Bİ’ ZEYTİNDEN?
338 Okunma.
24 Mart 2026
‘Biz Kuva-yı Milliyeciyiz oğlum’
298 Okunma.
31 Temmuz 2025
KUKLACI-SAHNE-OYUN
1040 Okunma.
16 Temmuz 2025
15 Temmuz - Neyi Niye Yazmaktan Korktunuz?
199 Okunma.
13 Temmuz 2025
KEMALİZM’DEN RAHATSIZ OLANLAR…
142 Okunma.
22 Mayıs 2025
ATA'NIN YOLU
193 Okunma.
04 Mart 2025
YOL HARİTASI
207 Okunma.
04 Şubat 2025
GÖKBÖRÜ
197 Okunma.
23 Ocak 2025
KARTALKAYA FACİASI ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
195 Okunma.
19 Ocak 2025
DEPREM GERÇEĞİ VE SOSYOLOJİK DURGUNLUK
176 Okunma.
17 Ocak 2025
YILLAR ÖNCE YAZDIĞIM BİR YAZININ ANIMSATTIKLARI
181 Okunma.
12 Ocak 2025
SURİYE MESELESİNE NASIL BAKMALIYIZ?
188 Okunma.
16 Ekim 2024
BARIŞ- DEMOKRASİ – CUMHURİYET VE NEO-LİBERALİZM?
206 Okunma.
20 Nisan 2024
Türk Rönesansı: KÖY ENSTİTÜLERİ (1940-1954)
250 Okunma.
01 Nisan 2023
Türk Siyasi Zihniyeti Neden Çözüm Üretemiyor?
348 Okunma.
29 Mart 2023
TÜRKİYE'DE DOĞRU SİYASET HANGİ İLKELERE DAYANMALI?
290 Okunma.
25 Mart 2023
HAYAT BİZE NEYİ ÖĞRETEMEDİ?
271 Okunma.
25 Mart 2023
GERÇEĞİN IŞIĞINDAKİ BUKALEMUN
282 Okunma.
04 Şubat 2023
TARTIŞMA VE ELEŞTİRİ KÜLTÜRÜ NİYE ÖNEMLİ?
377 Okunma.
30 Ocak 2023
GERÇEĞİN IŞIĞINDAKİ BUKALEMUN
272 Okunma.
21 Aralık 2022
ŞEREF VE İSTİKLÂL
283 Okunma.
12 Aralık 2022
İktisadi Krizler Tüketim Alışkanlıklarını Nasıl Etkiledi?
289 Okunma.
08 Aralık 2022
Anadolu ve Türkler
270 Okunma.
05 Aralık 2022
SİYASİ DURUŞ VE KİMLİK SORUNU
281 Okunma.
01 Ekim 2022
‘Türkiye, Türkiye’den Büyüktür’
304 Okunma.
01 Ekim 2022
KIVILCIM
281 Okunma.
30 Ağustos 2022
GAFLET-DALALET-HIYANET
317 Okunma.
29 Ağustos 2022
TOPLUMSAL ALZHEİMER
307 Okunma.
19 Temmuz 2022
TÜRKİYE'DE EĞİTİM ÜCRETSİZ Mİ?
325 Okunma.
19 Haziran 2022
ABD'NİN 'CAMBAZA BAK' OYUNU !
312 Okunma.
27 Mayıs 2022
FİYASKO: NEO-LİBERAL EKONOMİK-POLİTİKA
340 Okunma.
09 Mayıs 2022
AŞAĞILIK PSİKOLOJİSİ VE İNSANOĞLUNUN DEHLİZLERİ
333 Okunma.
06 Mayıs 2022
İNTERNETİN NATO'SU NE ANLAMA GELİYOR?
269 Okunma.
06 Mayıs 2022
TARİHTE BİR YOLCULUK.. (1)
291 Okunma.
06 Mayıs 2022
KÜLTÜREL DÖNÜŞÜM VE EĞİTİM
287 Okunma.
25 Mart 2022
BİR PULSUZ DÜŞÜNCE
318 Okunma.
25 Mart 2022
DOSTOYEVSKİ'den TOLSTOY'a...
329 Okunma.
25 Mart 2022
MABED
271 Okunma.
23 Mart 2022
ATATÜRK VE DEVRİM -2-
279 Okunma.
01 Mart 2022
BU GİDİŞLE...
342 Okunma.
01 Mart 2022
ATATÜRK VE DEVRİM -1-
276 Okunma.
15 Şubat 2022
CEPHANE
330 Okunma.
03 Şubat 2022
BELEDİYE, HALKLA İÇSELLEŞME VE HALKÇILIK
311 Okunma.
22 Ocak 2022
13
359 Okunma.
18 Ocak 2022
Endüstriyel Et Yığınları
291 Okunma.
07 Ocak 2022
Batıcılık ve Aşağılık Psikolojisi
332 Okunma.
12 Aralık 2021
GÖNLÜ YOL GÖSTERİCİ, ELİ ÖPÜLESİ İNCİLÂ ÖĞRETMEN
400 Okunma.
29 Kasım 2021
Çok Farklı Bir Gelecek..!
434 Okunma.
28 Kasım 2021
Çok Farklı Bir Gelecek..!
289 Okunma.
23 Kasım 2021
EFESLİ HERAKLEİTOS'A SELAM OLSUN
296 Okunma.
15 Kasım 2021
TAVUĞUN BACAĞI..!
303 Okunma.
10 Kasım 2021
Deve Kuşu Politikası
296 Okunma.
Haber Yazılımı