Ozan Utku ARICAN DOSTOYEVSKİ'den TOLSTOY'a...
Yazı Detayı
25 Mart 2022 - Cuma 18:59 Bu yazı 294 kez okundu
 
DOSTOYEVSKİ'den TOLSTOY'a...
Ozan Utku ARICAN
oznn.utkk@gmail.com
 
 

Yazarlar, dünyaya bakış açılarıyla bin bir çeşit insan gözünü hafızalarında sahne ederler. Örneğin, sinema salonunun en arka koltuğunda bilmem kaçıncı yüzyılın filmini oluştururlar. Her edebi eseri,O’nun için  bir çocuktur. Baştan aşağıya döneminin röntgenini satırlara aktaran yazar, onu geleceğe taşır, çocuğunu uzun süren sancılar sonucunda doğurup meydana getirir. Küçük bir oda da dünyayı anlamaya çalışır.

Günün sonunda keyif çatacağı vaktin hayalini kuran insanlara, pencerenin ardından bakan iki çift gözdür. Dikkati üzerine çekmek istemez. Sessiz ve sakince çizeceği duygu ve görüntü ağlarını anlamaya çalışır. Gözü yürüyen insanlara takılır. Alelade yolda yürüyenleri tanımaz. Ya da çorbacıda çorba içenleri. Hepsi her zaman olduğu gibi ihtiyaçlarını gidermekle meşguldür. Kimi zaman oturduğu lokantada onların düşüncelerine şahit olur. Karşısındaki insanı çözmeye ve algılamaya çalışır. Bir mekana sürekli gidiyorsa zamanla onunla dost dahi olabilir. Belki bu kişide dikkatini çeken bir şey vardır. ‘Gerek’ denilen şey onu yönlendirir. Onun algısı, bakış açısı, düşünceleri nasıl ve ne kadar gelişmişse, ancak o kadarı yansıtabilir. Görünen dünya, bizim kadardır. Görünmeyen ise bilmediklerimiz kadar çoktur. Yazıldıkça, pencereler aralandıkça, yayılan ışık karanlık patikaları aydınlatır. Karanlık yollarda elinde meşalesiyle bilmek istediği yolda ilerleyen düşünür, labirenti ustalığı kadar aşar. Bazen labirentte boğulur, çıkmaz sokağa ulaşır.

Neticede bilir ki, ilah değildir. Sadece yoldan geçen sıradan bir insan olduğunu kabul etmiştir. O da yer, içer, güler, eğlenir, ağlar, kızar, sever. Lakin yalnızdır. Düşünmenin, labirenti olacağını bilmez. Çıktığı yolculuk, ona ve onun gibilere özeldir. Zamanla insanları kendisinden aşağı görmeye başlar. Sanki sınıfsal bir ayrım hissetmektedir. Ancak zamanla, ayrışmanın doğallığını kaldırmaya başlar, aslında sıradan olduğunu fark eder. Duvarları yıktığı o an, değerli olan şeylerin kıymetini daha iyi anlar, gönül gözüyle dünyaya seslenmeye başlar. Artık o, ben içinde bendir, sen içinde sendir…

   Ruhun yapışık ikizidir. İnsanlığın vicdanı, devinim noktasıdır. Kökleri bir ağaç gibi dünyayı sardığında, pencerenin ve duvarların ötesinde, sinirsel bağlarla canlara bağlanmıştır. Kutsal bir kavrayışla insanlığı kucakladığını hisettiğinde, bundan daha önemli bir gücün olmadığını varlığında hisseder. Bu hissi yok etmek artık mümkün değildir.

   Yaşananları sayfalara sığdıran dünyası ve diliyle, insanlık tarihinde izler bırakan yazarlar, çağdan çağa insan beyninin labirentlerinde gezinirler. Bedenleri kitaplarına, sesi satırlarına, duyguları cümlelerinin derinliğinde hayat bulmuştur. Ellerinde ki kalem fırçayla insanlığın türlü rengini kullanan yazar, kültürlerin ve tarihin portresini çizmiştir.

   Dünya topraklarının haritalarla bölündüğü bir gezegende, sadece sanat sınırları ortadan kaldırır. Ne savaşlar, ne kurallar, ne alınan kararlar sanatın önüne geçebilir. Çünkü, su taşı döve döve parçalar.

   Dünya insanlarının dilleri ve kültürleriyle birbirine yabancı olduğu bir gezegende, sadece sanat onları kucaklar.  

  Dünya karanlığa gömüldüğü, ümitsizlik içinde kıvrandığı zaman, sanat, ümidi kalplere taşırlar.

  Şu garip günlerde, sanatın evrensel, yani sınırsız, baskılardan uzak kalmasının hayret verici olmadığını bilmek ne kadar da değerliymiş... Ellerimizden kayıp giden zenginlikleri kör cahiller gibi nasıl da yok etmeye meyilliymişiz... Sanatı ve sanatçıyı yasaklayacak kadar korkunun akıl almaz doruğuna erişen faşizmin vahşi dişlerini gösterebildiği gelişmiş toplumlar sayesinde, sanatın en büyük silah olduğunu bir kez daha görmüş olmanın mutluluğu içindeyim. Meğer aydınlık, sadece şovalye zırhlarınızdan ibaretmiş.

 
Etiketler: DOSTOYEVSKİ'den, TOLSTOY'a...,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
24 Mart 2026
‘Biz Kuva-yı Milliyeciyiz oğlum’
167 Okunma.
31 Temmuz 2025
KUKLACI-SAHNE-OYUN
998 Okunma.
16 Temmuz 2025
15 Temmuz - Neyi Niye Yazmaktan Korktunuz?
158 Okunma.
13 Temmuz 2025
KEMALİZM’DEN RAHATSIZ OLANLAR…
106 Okunma.
22 Mayıs 2025
ATA'NIN YOLU
148 Okunma.
04 Mart 2025
YOL HARİTASI
169 Okunma.
04 Şubat 2025
GÖKBÖRÜ
155 Okunma.
23 Ocak 2025
KARTALKAYA FACİASI ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
151 Okunma.
19 Ocak 2025
DEPREM GERÇEĞİ VE SOSYOLOJİK DURGUNLUK
140 Okunma.
17 Ocak 2025
YILLAR ÖNCE YAZDIĞIM BİR YAZININ ANIMSATTIKLARI
144 Okunma.
12 Ocak 2025
SURİYE MESELESİNE NASIL BAKMALIYIZ?
148 Okunma.
16 Ekim 2024
BARIŞ- DEMOKRASİ – CUMHURİYET VE NEO-LİBERALİZM?
169 Okunma.
20 Nisan 2024
Türk Rönesansı: KÖY ENSTİTÜLERİ (1940-1954)
211 Okunma.
01 Nisan 2023
Türk Siyasi Zihniyeti Neden Çözüm Üretemiyor?
305 Okunma.
29 Mart 2023
TÜRKİYE'DE DOĞRU SİYASET HANGİ İLKELERE DAYANMALI?
255 Okunma.
25 Mart 2023
HAYAT BİZE NEYİ ÖĞRETEMEDİ?
231 Okunma.
25 Mart 2023
GERÇEĞİN IŞIĞINDAKİ BUKALEMUN
234 Okunma.
04 Şubat 2023
TARTIŞMA VE ELEŞTİRİ KÜLTÜRÜ NİYE ÖNEMLİ?
328 Okunma.
30 Ocak 2023
GERÇEĞİN IŞIĞINDAKİ BUKALEMUN
232 Okunma.
21 Aralık 2022
ŞEREF VE İSTİKLÂL
242 Okunma.
12 Aralık 2022
İktisadi Krizler Tüketim Alışkanlıklarını Nasıl Etkiledi?
251 Okunma.
08 Aralık 2022
Anadolu ve Türkler
235 Okunma.
05 Aralık 2022
SİYASİ DURUŞ VE KİMLİK SORUNU
244 Okunma.
01 Ekim 2022
‘Türkiye, Türkiye’den Büyüktür’
261 Okunma.
01 Ekim 2022
KIVILCIM
241 Okunma.
30 Ağustos 2022
GAFLET-DALALET-HIYANET
270 Okunma.
29 Ağustos 2022
TOPLUMSAL ALZHEİMER
266 Okunma.
19 Temmuz 2022
TÜRKİYE'DE EĞİTİM ÜCRETSİZ Mİ?
295 Okunma.
19 Haziran 2022
ABD'NİN 'CAMBAZA BAK' OYUNU !
269 Okunma.
27 Mayıs 2022
FİYASKO: NEO-LİBERAL EKONOMİK-POLİTİKA
279 Okunma.
09 Mayıs 2022
AŞAĞILIK PSİKOLOJİSİ VE İNSANOĞLUNUN DEHLİZLERİ
298 Okunma.
06 Mayıs 2022
İNTERNETİN NATO'SU NE ANLAMA GELİYOR?
228 Okunma.
06 Mayıs 2022
TARİHTE BİR YOLCULUK.. (1)
256 Okunma.
06 Mayıs 2022
KÜLTÜREL DÖNÜŞÜM VE EĞİTİM
248 Okunma.
25 Mart 2022
BİR PULSUZ DÜŞÜNCE
281 Okunma.
25 Mart 2022
MABED
233 Okunma.
23 Mart 2022
ATATÜRK VE DEVRİM -2-
246 Okunma.
01 Mart 2022
BU GİDİŞLE...
298 Okunma.
01 Mart 2022
ATATÜRK VE DEVRİM -1-
241 Okunma.
15 Şubat 2022
CEPHANE
294 Okunma.
03 Şubat 2022
BELEDİYE, HALKLA İÇSELLEŞME VE HALKÇILIK
266 Okunma.
22 Ocak 2022
13
325 Okunma.
18 Ocak 2022
Endüstriyel Et Yığınları
254 Okunma.
07 Ocak 2022
Batıcılık ve Aşağılık Psikolojisi
299 Okunma.
28 Aralık 2021
Kapitalizm İçerisinde Şans Oyunu ve İnsana Dair..
275 Okunma.
12 Aralık 2021
GÖNLÜ YOL GÖSTERİCİ, ELİ ÖPÜLESİ İNCİLÂ ÖĞRETMEN
365 Okunma.
29 Kasım 2021
Çok Farklı Bir Gelecek..!
381 Okunma.
28 Kasım 2021
Çok Farklı Bir Gelecek..!
251 Okunma.
23 Kasım 2021
EFESLİ HERAKLEİTOS'A SELAM OLSUN
266 Okunma.
15 Kasım 2021
TAVUĞUN BACAĞI..!
263 Okunma.
10 Kasım 2021
Deve Kuşu Politikası
258 Okunma.
Haber Yazılımı