Ozan Utku ARICAN DOSTOYEVSKİ'den TOLSTOY'a...
Yazı Detayı
25 Mart 2022 - Cuma 18:59 Bu yazı 262 kez okundu
 
DOSTOYEVSKİ'den TOLSTOY'a...
Ozan Utku ARICAN
oznn.utkk@gmail.com
 
 

Yazarlar, dünyaya bakış açılarıyla bin bir çeşit insan gözünü hafızalarında sahne ederler. Örneğin, sinema salonunun en arka koltuğunda bilmem kaçıncı yüzyılın filmini oluştururlar. Her edebi eseri,O’nun için  bir çocuktur. Baştan aşağıya döneminin röntgenini satırlara aktaran yazar, onu geleceğe taşır, çocuğunu uzun süren sancılar sonucunda doğurup meydana getirir. Küçük bir oda da dünyayı anlamaya çalışır.

Günün sonunda keyif çatacağı vaktin hayalini kuran insanlara, pencerenin ardından bakan iki çift gözdür. Dikkati üzerine çekmek istemez. Sessiz ve sakince çizeceği duygu ve görüntü ağlarını anlamaya çalışır. Gözü yürüyen insanlara takılır. Alelade yolda yürüyenleri tanımaz. Ya da çorbacıda çorba içenleri. Hepsi her zaman olduğu gibi ihtiyaçlarını gidermekle meşguldür. Kimi zaman oturduğu lokantada onların düşüncelerine şahit olur. Karşısındaki insanı çözmeye ve algılamaya çalışır. Bir mekana sürekli gidiyorsa zamanla onunla dost dahi olabilir. Belki bu kişide dikkatini çeken bir şey vardır. ‘Gerek’ denilen şey onu yönlendirir. Onun algısı, bakış açısı, düşünceleri nasıl ve ne kadar gelişmişse, ancak o kadarı yansıtabilir. Görünen dünya, bizim kadardır. Görünmeyen ise bilmediklerimiz kadar çoktur. Yazıldıkça, pencereler aralandıkça, yayılan ışık karanlık patikaları aydınlatır. Karanlık yollarda elinde meşalesiyle bilmek istediği yolda ilerleyen düşünür, labirenti ustalığı kadar aşar. Bazen labirentte boğulur, çıkmaz sokağa ulaşır.

Neticede bilir ki, ilah değildir. Sadece yoldan geçen sıradan bir insan olduğunu kabul etmiştir. O da yer, içer, güler, eğlenir, ağlar, kızar, sever. Lakin yalnızdır. Düşünmenin, labirenti olacağını bilmez. Çıktığı yolculuk, ona ve onun gibilere özeldir. Zamanla insanları kendisinden aşağı görmeye başlar. Sanki sınıfsal bir ayrım hissetmektedir. Ancak zamanla, ayrışmanın doğallığını kaldırmaya başlar, aslında sıradan olduğunu fark eder. Duvarları yıktığı o an, değerli olan şeylerin kıymetini daha iyi anlar, gönül gözüyle dünyaya seslenmeye başlar. Artık o, ben içinde bendir, sen içinde sendir…

   Ruhun yapışık ikizidir. İnsanlığın vicdanı, devinim noktasıdır. Kökleri bir ağaç gibi dünyayı sardığında, pencerenin ve duvarların ötesinde, sinirsel bağlarla canlara bağlanmıştır. Kutsal bir kavrayışla insanlığı kucakladığını hisettiğinde, bundan daha önemli bir gücün olmadığını varlığında hisseder. Bu hissi yok etmek artık mümkün değildir.

   Yaşananları sayfalara sığdıran dünyası ve diliyle, insanlık tarihinde izler bırakan yazarlar, çağdan çağa insan beyninin labirentlerinde gezinirler. Bedenleri kitaplarına, sesi satırlarına, duyguları cümlelerinin derinliğinde hayat bulmuştur. Ellerinde ki kalem fırçayla insanlığın türlü rengini kullanan yazar, kültürlerin ve tarihin portresini çizmiştir.

   Dünya topraklarının haritalarla bölündüğü bir gezegende, sadece sanat sınırları ortadan kaldırır. Ne savaşlar, ne kurallar, ne alınan kararlar sanatın önüne geçebilir. Çünkü, su taşı döve döve parçalar.

   Dünya insanlarının dilleri ve kültürleriyle birbirine yabancı olduğu bir gezegende, sadece sanat onları kucaklar.  

  Dünya karanlığa gömüldüğü, ümitsizlik içinde kıvrandığı zaman, sanat, ümidi kalplere taşırlar.

  Şu garip günlerde, sanatın evrensel, yani sınırsız, baskılardan uzak kalmasının hayret verici olmadığını bilmek ne kadar da değerliymiş... Ellerimizden kayıp giden zenginlikleri kör cahiller gibi nasıl da yok etmeye meyilliymişiz... Sanatı ve sanatçıyı yasaklayacak kadar korkunun akıl almaz doruğuna erişen faşizmin vahşi dişlerini gösterebildiği gelişmiş toplumlar sayesinde, sanatın en büyük silah olduğunu bir kez daha görmüş olmanın mutluluğu içindeyim. Meğer aydınlık, sadece şovalye zırhlarınızdan ibaretmiş.

 
Etiketler: DOSTOYEVSKİ'den, TOLSTOY'a...,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
31 Temmuz 2025
KUKLACI-SAHNE-OYUN
564 Okunma.
16 Temmuz 2025
15 Temmuz - Neyi Niye Yazmaktan Korktunuz?
118 Okunma.
13 Temmuz 2025
KEMALİZM’DEN RAHATSIZ OLANLAR…
68 Okunma.
22 Mayıs 2025
ATA'NIN YOLU
116 Okunma.
04 Mart 2025
YOL HARİTASI
136 Okunma.
04 Şubat 2025
GÖKBÖRÜ
121 Okunma.
23 Ocak 2025
KARTALKAYA FACİASI ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
120 Okunma.
19 Ocak 2025
DEPREM GERÇEĞİ VE SOSYOLOJİK DURGUNLUK
108 Okunma.
17 Ocak 2025
YILLAR ÖNCE YAZDIĞIM BİR YAZININ ANIMSATTIKLARI
111 Okunma.
12 Ocak 2025
SURİYE MESELESİNE NASIL BAKMALIYIZ?
107 Okunma.
16 Ekim 2024
BARIŞ- DEMOKRASİ – CUMHURİYET VE NEO-LİBERALİZM?
140 Okunma.
20 Nisan 2024
Türk Rönesansı: KÖY ENSTİTÜLERİ (1940-1954)
181 Okunma.
01 Nisan 2023
Türk Siyasi Zihniyeti Neden Çözüm Üretemiyor?
268 Okunma.
29 Mart 2023
TÜRKİYE'DE DOĞRU SİYASET HANGİ İLKELERE DAYANMALI?
223 Okunma.
25 Mart 2023
HAYAT BİZE NEYİ ÖĞRETEMEDİ?
197 Okunma.
25 Mart 2023
GERÇEĞİN IŞIĞINDAKİ BUKALEMUN
203 Okunma.
04 Şubat 2023
TARTIŞMA VE ELEŞTİRİ KÜLTÜRÜ NİYE ÖNEMLİ?
290 Okunma.
30 Ocak 2023
GERÇEĞİN IŞIĞINDAKİ BUKALEMUN
201 Okunma.
21 Aralık 2022
ŞEREF VE İSTİKLÂL
206 Okunma.
12 Aralık 2022
İktisadi Krizler Tüketim Alışkanlıklarını Nasıl Etkiledi?
203 Okunma.
08 Aralık 2022
Anadolu ve Türkler
205 Okunma.
05 Aralık 2022
SİYASİ DURUŞ VE KİMLİK SORUNU
210 Okunma.
01 Ekim 2022
‘Türkiye, Türkiye’den Büyüktür’
225 Okunma.
01 Ekim 2022
KIVILCIM
211 Okunma.
30 Ağustos 2022
GAFLET-DALALET-HIYANET
237 Okunma.
29 Ağustos 2022
TOPLUMSAL ALZHEİMER
231 Okunma.
19 Temmuz 2022
TÜRKİYE'DE EĞİTİM ÜCRETSİZ Mİ?
251 Okunma.
19 Haziran 2022
ABD'NİN 'CAMBAZA BAK' OYUNU !
238 Okunma.
27 Mayıs 2022
FİYASKO: NEO-LİBERAL EKONOMİK-POLİTİKA
238 Okunma.
09 Mayıs 2022
AŞAĞILIK PSİKOLOJİSİ VE İNSANOĞLUNUN DEHLİZLERİ
260 Okunma.
06 Mayıs 2022
İNTERNETİN NATO'SU NE ANLAMA GELİYOR?
197 Okunma.
06 Mayıs 2022
TARİHTE BİR YOLCULUK.. (1)
224 Okunma.
06 Mayıs 2022
KÜLTÜREL DÖNÜŞÜM VE EĞİTİM
213 Okunma.
25 Mart 2022
BİR PULSUZ DÜŞÜNCE
246 Okunma.
25 Mart 2022
MABED
201 Okunma.
23 Mart 2022
ATATÜRK VE DEVRİM -2-
213 Okunma.
01 Mart 2022
BU GİDİŞLE...
258 Okunma.
01 Mart 2022
ATATÜRK VE DEVRİM -1-
208 Okunma.
15 Şubat 2022
CEPHANE
258 Okunma.
03 Şubat 2022
BELEDİYE, HALKLA İÇSELLEŞME VE HALKÇILIK
238 Okunma.
22 Ocak 2022
13
292 Okunma.
18 Ocak 2022
Endüstriyel Et Yığınları
220 Okunma.
07 Ocak 2022
Batıcılık ve Aşağılık Psikolojisi
263 Okunma.
28 Aralık 2021
Kapitalizm İçerisinde Şans Oyunu ve İnsana Dair..
245 Okunma.
12 Aralık 2021
GÖNLÜ YOL GÖSTERİCİ, ELİ ÖPÜLESİ İNCİLÂ ÖĞRETMEN
334 Okunma.
29 Kasım 2021
Çok Farklı Bir Gelecek..!
340 Okunma.
28 Kasım 2021
Çok Farklı Bir Gelecek..!
218 Okunma.
23 Kasım 2021
EFESLİ HERAKLEİTOS'A SELAM OLSUN
235 Okunma.
15 Kasım 2021
TAVUĞUN BACAĞI..!
232 Okunma.
10 Kasım 2021
Deve Kuşu Politikası
227 Okunma.
Haber Yazılımı